ANA SAYFA   ÖDEV EKLE   İLETİŞİM   EN YENİLER   DERS SİTESİ   TOP 100   YGS Puan Hesaplama   KIZ OYUNLARI   Şimdi 47 Kişi Ödevde
 
 
          Ödev Ara                    
 
Oyunlar
Ahlak Felsefesi
Hit: 406      Tarih: 2009-05-16       Ekleyen: blackprens
odevindir »10. SINIFLAR DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ I. DÖNEM II. YAZILI SORULARI
»11. SINIFLAR DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ I. DÖNEM II. YAZILI SORULARI
»11.Sınıflar Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersi 2. Dönem 1. Yazılı Sınavı
»12. SINIFLAR DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ I. DÖNEM II. YAZILI SORULARI
»9. SINIFLAR DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ I. DÖNEM II. YAZILI SORULARI
»9.siniflar Dİn KÜltÜrÜ Ve Ahlak Bİlgİsİ Dersİ Ii. DÖnem I. Yazili Sorulari
»Ahlak - Ahlak Felsefesi
»Ahlak Felsefesi
»Akıl Ve Ahlak Kitabının özeti Bünyamin Duran Kitabın Yazarı
»Alet Bileme Tezgahlarında Matkap Ve Raybaların Bilenmesi
»Ateşli Silahlar
»Ben Sporcunun Zeki çevik Ve Ahlaklısını Severim Sözünün Açıklaması
»Bitlis Tatvan Ahlat Tarihi Eserlerin Tanımı
»CNC TEZGAHLARI
»Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Bütün Dosyaları

Ahlak Felsefesi

Ahlk Felsefesi
Felsefenin temel sorularından olan "İnsan nedirNe olmalıdır?"; felsefeyi zorunlu olarak insan davranışlarının bir amacı var mıdır, veya olmalı mıdır, hangi davranışlar daha insanca ve erdemlidir, gibi sorulara cevap aramaya zorlar. İşte insan edimlerini konu alan felsefe dalına ethik (etik - ahlk felsefesi) denir.

Felsefe ahlka iki yÖnden yaklaşır. İlki ahlki kavramlar nelerdir ve içerikleri nelerdir sorularına yanıtlar aramak yani ahlka teorik olarak yaklaşmak ki buna Ahlk teorisi (kuramsal ethik) denir. İkinci yaklaşım ise hangi davranışlarımızın iyi ve doğru olduğunu araştırıp nasıl davranmamız gerektiğini bize dayatan Normatif ahlk (Uygulamalı - pratik ethik) tir.

Ahlk felsefe dışında dinlerin, hukukun ve toplumun Önemli değerlerinden biridir. İnsan eylemlerinin iyi ve kÖtü olarak değerlendirilip, yÖnlendirilmesidir diyebiliriz ahlk için. Ancak toplumsal ahlk anlayışı genellikle cinsel davranışlarla sınırlandırılmaktadır. Oysa genel anlamda ahlk her türlü insan edimini içerir.

Felsefe açısından bakıldığında ahlk diğer alanlardan biraz farklı bir içerik taşımaktadır. Her ne kadar felsefe de insan edimlerine kurallar koymaya çalışsa da onlardan farklı olarak temek kavramları da araştırır. Bu açıdan bakıldığında felsefe iyi-kÖtü davranış, Özgürlük, istenç (irade), vicdan, sorumluluk, haz, Ödev, erdem, genel ahlk yasası,ahlki eylem, ahlki karar gibi kavramların içeriği doldurulmaya çalışılır.

Ahlk Öncelikle davranışları iyi ve kÖtü ayırmaya çalışmaktır. Her ne kadar toplumun çoğunluğunca olumlu olarak karşılanan davranışlara iyi diğerlerine de kÖtü dense de iyi-kÖtü yer zaman ve bakış açısına gÖre değişebilmektedir. Kaldı ki insan davranışlarının iyi-kÖtü değerlendirmesinin yapılması da tek başına yeterli olmamaktadır. Bir davranışın ahlkın konusu içine girebilmesi için bireyin farklı davranışlardan birini seçme Özgürlüğünün olması gerekmektedir. Bu seçme Özgürlüğüdür ki bir davranışı ahlkın konusu içine almaktadır. Seçme Özgürlüğünün ve istencinin olmadığı bir davranış için bireyi iyi-kÖtü diye nitelemek doğru olmayacaktır. Tıpkı hayvanların davranışlarının iyi-kÖtü diye nitelendirilemeyeceği gibi.

Ahlki kavramlar insan edimleri üzerine değerlendirileceği içindir ki; insan davranışlarının psikoloji bilimi açısından ele alınmasında yarar vardır.

İnsan Davranışları
Davranışlarımızı kaba bir sınıflamaya tabi tutarsak Özde iki tür davranış biçimi ile karşılaşırız. Bunlardan ilki UT (uyarım-tepki/ SR) davranışlarıdır ve Özgür seçim içermez. Yani ahlkın konusunu oluşturmazlar. Açarsak; dengeleme (homeostatik), refleks, içgüdü (instinct) ve bir yere kadar da güdüler (drive/motiv) bu tür davranışlardır. Daha çok otonom sinir sistemi tarafından yÖnlendirilen ve herhangi bir istencin etkin olamadığı bu tür davranışlar ahlksal değerlendirmelerin dışında olmalıdır. Çünkü bunlar otomatik tepkilerden oluşan ve bireysellik taşımayan davranış biçimleridir.

İkinci tür davranışlarımız ise UOT (uyarım-organizma-tepki / SOR ) türü davranışladır ki bunlar, alınan uyarıcıya organizmanın yorumunu katarak tepki vermektir. Bu davranışlarda az çok iradi bir tercih vardır. Bu da bu davranışları ahlkın konusuna dahil etmektedir.

İnsan davranışlarına bu açıdan bakıldığında; iyi-kÖtü daha da belirgin hale gelmektedir. İyi onu seçme olanağı bulunan bireyden beklenilen davranıştır. KÖtü ise kaçınılması gereken eylemlerdir. Ne var ki iyi-kÖtü toplumdan topluma, çağdan çağa ve hatta bireyden bireye değişen bir kavramdır. Filozofların da bu konudaki düşünceleri farklılıklar gÖstermektedir. Örneğin:

Hazcı (Hedonist) Epikuros'a(*) gÖre iyi mutluluk verendir. "Bedenimiz acısız ve ruhumuz dinginse mutluyuzdur." İyi en yüksek hazdadır. KÖtü ise acı ve korkudur." Aç kalmamak, susamamak, üşümemek! Vücudun istedikleri ve Özledikleri bunlardır. Bu durumda olan ve ileride de bu durumda olan ve ileride de bu durumda olacağını umabilen kimse, mutlulukta Zeus ile, tanrıların bu en yüce ise bile yarışabilir." İnsan eylemleri haza yÖnelen ama acıdan kaçan şeyler olmalıdır. BÖyle bir yaşam ise ancak Ölçülü olmakla mümkündür.

(*)Epikuros, düşünce tarihinde yanlış anlaşılan düşünürlerin başında gelir. Onun haz teorisi en fazla maddesel keyifler olarak yorumlanır, hatta adı bu zevkler peşinde koşanlara sıfat oluşturur: Epikuriye ! Oysa " Yaşamında, komşun farkına vardığında utanacağın bir şey yapma" diyen Epikuros, Samos'ta (Sisam adası) doğmuştur. Ailesi Samos'tan sürülünce sırası ile Kolophon (Değirmendere) ve Teos (Sığacık) ta bulunmuş ve Demokritos'çu okulda yetişmiştir. Midilli ve Lapseki'de ün kazanan okulunu sonunda Atina'ya taşımıştır.(İÖ 306) Okulunu şehir içinde bir binada değil bahçede kurduğu için adı kısaca Kepos (Bahçe) diye bilinir.

Faydacı (yararcı-utilitarist)yaklaşım iyiyi yararda gÖrür. Bentham ve Mill'e gÖre davranışlar bireye fayda sağladığı Ölçüde iyidir. Ancak burada iyi tek insanın faydasından daha çok daha fazla insanın faydasında giderek de toplumun çıkarında aranmalıdır.

"Kendi sezgine uy ki, hem kendin hem de başkası için iyi olanı yapmış olasın." diyen Bergson, iyinin ancak sezgi ile elde edilebileceğini savunmaktadır.(Sezgicilik- Entüisyonizm)

Özgürlük:
Onu her türlü iç ve dış engelden arınmış olma olarak tanımlamak mümkündür. Herhangi bir zorlamanın olmamasıdır, Özgürlük. BÖyle bakınca Özgürlüğü keyfilikten ayırmak çok daha kolay olmaktadır. Özgürlük keyfi olmaktan çok farklı bir şeydir ve seçme olanağının bulunmasıdır. Yeter ki seçme, baskı altında yapılmasın.

İstenç (İrade) :
İnsan aklının iyi-kÖtü arasında seçme yapma gücü ve yeteneğidir. Özgürlükle birlikte istenç sÖz konu olduğunda, ahlki eylem bir anlam taşır.

Sorumluluk :
Özgür istençle davranışta bulunan bireyin, bu davranışının sonuçlarına katlanmasıdır, sunucu üstlenmesidir. Başka bir deyişle de bireyin davranışlarından sorumlu olabilmesi için seçme Özgürlüğünün ve bunu kullanabilecek akıl melekelerinin olması gerekmektedir.

Vicdan :
Bireyin kendi davranışları hakkında iyi-kÖtü yargısında bulunmasıdır. İyi yada kÖtü yaptığını düşünen birey ya iç huzuruna ya da çatışmaya düşmektedir. Kendinden bekleneni yaptığında huzurlu olurken, yapmadığı durumlarda da Ödevini yerine getirmemiş olmanın sıkıntısını yaşar.

Vicdan konusunda; doğuştandır diyenlerle, bireyin gelişmesinin ürünü olduğunu sÖyleyenler de vardır.

Erdem (Fazilet) :
Bazı filozoflara gÖre etiğin odağına yerleştirilen erdem; istencin ahlksal iyiye yÖnelmesidir.

Kıbrıslı Zenon ve onun başlattığı bir akım olan Stoacılığa(**) gÖre mutlu olmak için erdem yeterlidir. Bunun içinde doğaya uygun davranmak yeterlidir. Ancak bu Öyle kolay bir şey de değildir. Çünkü insan doğa uymak yerine genellikle onun tersine davranmaktadır. Oysa yapılması gereken;

Doğru seçme
Sabırla katlanma
Ölçülü olma
Adaletle bÖlüştürmedir.
(**) Stoa: direkli galeri anlamına gelmektedir. Zenon Atina'ya geldiğinde Önce Sokrates'in etkisinde kalır. Hatta bir ara Sokratesçi ahlk anlayışlı ile ünlü Kyniklerin etkisindedir. Ancak zamanla kendi felsefesini oluşturur. İÖ 4. yüz yılın sonlarına doğru Stoa poikile'de (Resimlerle süslü direkli galeride) okulunu açarak bu isimle anılan akımın Öncülüğünü yapmış olur. Stoa düşüncesi Atina'ya doğudan gelmiş ama daha çok da Atina'nın batısında yani Roma'da etkili olmuştur.

Ahlk Yasası
Uyulması gereken genel geçer kuralları ifade eder. Bu kurallar kişinin ne yapması ve de ne yapmaması gerektiğini belirler. Hukuk kurallarından farklı olarak toplumda kendiliğinden ortaya çıkarlar ve bireyleri bu şekilde davranmaya zorlarlar. Ancak tüm toplumlarda tüm zamanlarda geçerli olan normlar bulmak hemen hemen olanaksız gibidir. Felsefe kişi vicdanı karşısında evrensel ahlk yasalarının olup olmadığını konu edinir. Ancak bu konuda filozoflar da farklı gÖrüşlere sahiptirler.

Evrensel ahlk yasaları yoktur: Evrensel bir ahlk yasasının olmadığını ileri süren akımlar, haz ahlkı, fayda ahlkı, bencilik, anarşizm, hiççilik ve varoluşçuluk olarak Özetlenebilir.

Bencilik (egoizm): İnsanın eylemlerini belirleyen duygu ben sevgisidir. Hobbes'e gÖre insanların davranışlarını da tıpkı hayvanlar gibi içgüdüler yÖnetmektedir ki; bu içgüdüler "kendini sevme" ve "kendini koruma" dır.

Anarşizm : Ahlk da tıpkı diğer baskıcı kurumlar gibi insanı daha kolay yÖnetmek için uydurulmuş kurallar sistemidir. Başta devlet olmak üzere bu ve benzeri her türlü baskıcı kurumlara karşı olan anarşizm, bireyin sınırsız Özgürlüğünü savunur. Anarşizmin kurucusu Proudhon (19. yy) tüm bu baskı unsurlarının temel nedeni olarak gÖrdüğü mülkiyeti hırsızlık olarak tanımlar. Bakunin insanı kısıtlayan devlet ve benzeri kurumların yıkılmasını ister. Stirner'e gÖre; ahlksal değerler bir soyutlamadır ve insanın da tıpkı bitki ve hayvanlar gibi kendine düşen bir gÖrevi yoktur.

Hiççilik (Nihilizm); akıl yerine istenci, toplum yerine de bireyi koyan felsefe akımıdır. Friedrich Wilhelm Nietzsche'ye (19. yy) gÖre iki tür insan ve iki tür toplumsal sınıf vardır: Halk ve Seçkinler. Din ve ahlk kuralları halk için geçerlidir. Zaten halkın da işlevi seçkin sınıfın oluşumuna elverişli bir ortam yaratmaktır. Seçkin sınıfın bireyleri için din ve kimi filozofların Öne sürdüğü ahlki değerler miskinlikten ve acizlikten başka bir şey değildir. Oysa bu sınıfın uyması gereken Ahlki kurallarını dehalar üstün insanlar, en yüce iyiyi yani "güç"ü kullanarak belirleyeceklerdir.

Varoluşçuluk (Egzistansiyalizm): Jean Paul Sartre'ye gÖre insan kendini nasıl yaparsa Öyledir. Bir çiçek yada bir bÖcek kendini kendi yapmaz. Çünkü onların bir Özleri bir de varlıkları vardır.Burada Öz varoluştan Önce gelir. Çiçek, çiçek Özüne uyarak çiçek olur. Ancak insan farklıdır. İnsanda var oluş Özden Önce gelir. İnsan Önce vardır ve sonra ancak Öyle ya da bÖyledir. Çünkü o Özünü kendi yaratır, yani kendini kendi yapar. Everende kendi varlığını kendi yaratan tek varlık insandır. Nasıl mı" Dünyada acı çekerek, savaşarak yavaş yavaş kendini belirler. Bu belirleme hiç bitmez, sürer gider." Bu nedenle kişi kendini tanımalı, benliğini kazanarak her türlü baskıdan kurtulmalı ve Özgürleşmelidir. Yoksa toplum içinde eriyip giderek yok olacaktır.

Evrensel ahlk yasaları vardır: Evrensel ahlk yasalarının bulunduğunu Öne süren düşünürler bunu Öznel (subjektif) Özelliklerin belirlediğini sÖyleyenler ve nesnel (objektif) Özelliklerin belirlediğini sÖyleyenler olmak üzere iki grupta toplanabilirler.

Subjektif Özellikler Belirler: Evrensel ahlk yasalarıları insandan, onun Özel yaşamından kaynaklanır. Bu konuda gÖrüş ileri sürenlere sezgici Bergson ile faydacı Mill'i Örnek vermek mümkündür.

Objektif Özellikler Belirler: Evrensel ahlk yasaları insandan bağımsız olarak vardır. Ahlk yasalarını belirleyen insan yaşamı değil, insan yaşamını belirleyen evrensel ahlk yasalarıdır.

Sokrates: Ahlksal eylemlerimizin amacı mutluluktur. Ahlki mutluluğa erişmek ise ancak bilgi ile mümkündür. Bilgi insanları doğru eylemelere, bilgisizlik ise yanlış eylemlere gÖtürür. Bilgidir ki insan ancak mutlu, ahlklı ve erdemli yapar.

Platon: Bir eylemin iyi yada kÖtü olması onun iyi ideasına uygunluğu ile anlaşılır. Yani bir eylem iyi ideasına uygunsa iyi uygun değilse kÖtü dür. Bunu bu dünyanın bilgisi ile anlamak ve değerlendirmek mümkün değildir. Onun için her insan idealar evrenine yÖnelmeli ve onu kavramalıdır.

Spinoza (17 yy - Hollanda) Panteist (evren-kozmoz tanrıdır) bir düşünürdür. Kozmos mutlak olarak Özgürdür, bu nedenle onu hiçbir şey etkilemez. Ancak insan başka şeylerin Özellikle de tutkuların etkisindedir. Tutkular insanı güçsüz, edilgin ve kÖle yaparlar. İnsan ancak aklı ile tutkularını aşabilir. Aklın uygun gÖrdüğü yaşam biçimi de bilgiyle gerçekleşir. Bilgi bizi tanrıya ulaştırarak Özgürleştirir. Bilginin vardığı yer evrensel yani tanrısal olan yasadır. Tanrısal yasaya uygun olan iyi, uygun olmayan ise kÖtüdür.

Immanuel Kant (18. yy - Almanya): Ona gÖre ahlksal eylemin amacı mutluluk olamaz, çünkü mutluluk subjektif bir kavramdır. Yani kişiye gÖre değişir. Ve nitekim ondan Önceki filozoflar mutluluk için farklı şeyler sÖylemişlerdir: Kimine gÖre erdem, kimine gÖre iyi bir başlkasına gÖre de doğaya uygun yaşama olmuştur. Oysa ahlk yasası herkes için aynı olmalı ve aynı kalmalıdır. Immanuel Kant'a gÖre de bu iyi niyet (iyiyi isteme) dir, Ödevdir.
Ödev, her çeşit duygudan Öte kesin bir buyruktur. Ahlk yasasına kesin boyun eğilir. Bu da aklı olan herkes için evrensel bir kuraldır. Koşula bağlı olan davranışlar ahlksal değildir.

Ahlksal Karar
Bireyin Özgürce seçtiği ve genel ahlk yasasına uygun olan ; ahlki açıdan iyi olan karardır.

Ahlksal Eylem
Ahlksal karar sonucu varılan düşünmenin eyleme dÖnüşmüş halidir. Burada sÖz konusu yalnızca etkin olmak değil bazen de yapmamak olacaktır. Yani amaçlı bir "yapma" veya "yapmama" durumunu içerir.
Ahlksal eylemlerin amaçları; mutluluk, haz, fayda ve Ödevdir. Ahlk felsefesi bu kavramlar üzerinde uzun uzadıya durur. Yine bu kavramlardan başka ahlksal eylemde bulunan insan Özgür olup olmadığı da felsefenin temel sorunlarından biri olagelmiştir.

Bu konuda iki farklı yaklaşım sergilenmektedir:

Determinist yaklaşım : Bireyin kararları içinde bulunduğu koşullara bağlıdır ve zorunludur. Koşullar istenci belirleyerek Özgürce karar vermeyi olanaksızlaştırır. Bu bir çeşit yazgıcılıktır (fatalism).

İndeterminist yaklaşım: Birey ahlki karar verirken tamamen Özgürdür. Zaten Özgür olmayan kişinin eylemlerinden sorumlu olması da beklenemez diyen gÖrüşlerdir.
İlişkili Etiketler

»Spor-ahlak-ile-ilgili-sloganlar / »Spor-saglik-spor-ahlak-spor-beslenme-ve-spor-yasam-ile-ilgili-sloganlar / »Din-ve-ahlak-bilgisi-10-sinif-85-sayfadaki-cevaplari2 / »Din-kulturu-ve-ahlak-bilgisi-kare-bulmaca / »Spor-ve-ahlak-ile-ilgili-sloganlar / »-siniflar-din-kulturu-ve-ahlak-bilgisi-dersi-i-donem-ii-yazili-sorulari-indir / »Din-ve-ahlak-bilgisi-10-sinif-85-sayfadaki-cevaplari / »7-siniflar-yil-sonu-basari-sinavi-turkce-sosyal-bilgiler-din-kulturu-ve-ahlak-bilgisi-matematik-fen-bilgisi-ing / »Din-kulturu-ve-ahlak-bilgisi-dersi-sinif-etkin / »8-s-n-f-din-k-lt-r-ve-ahlak-bilgisi-5-nite-test-sorular- /
odevindir Ana Sayfam Yap Sık kullanılanlara ekle Ahlak Felsefesi Paylaş

Odevindir