|
|
||
![]() |
Ernest Rutherford Un Yapttıgı çalışmaları Nelerdir Hit: 67 Tarih: 2011-12-27 Ekleyen: medussa |
|
»25.000 Internet Radyo Istasyosundan Sevdiğiniz Her Türlü Müziği Yasal Olarak Dinlemek »AVG Internet Security 8.5.276 Build 1438 + KEYGEN »Bir Reel IP Ve NAT Kullanarak IDSL Ile Internet Baglantisinin Saglanmasi »Eğer Internet üzerindeki Sunuculara Dosya Göndermek Için FTP Protokolünü Kullanıyorsa »Ernest Rutherford Un Yapttıgı çalışmaları Nelerdir »Ethernet Nedir? »Firefox Ve Google'dan 3 Boyutlu Internet.. »Gigabit Ethernet Teknolojisi »Hoşunuza Giden Ve Size Ilham Veren Internet Sitelerini Kolayca Arşivinize Atabilir Ve »Internet Download Manager 5.17.5 »Internet Nedir »Internet üzerinde Online Bankacılık, Para Yönetimi Vs. Gibi Işlemler Yaparken Kendini »Interneti Nasil Kullanmaliyiz »İnternet Sitesi Olan Ya Da Sitelerin Nasıl Trafik Aldığını Ve Bunun Nasıl Arttırılabi | Ernest Rutherford Un Yapttıgı çalışmaları Nelerdirİngilterede Cambridgein Cavendish laboratuvarında ünlü fizikçi JJ Thomsonla çalışmakta olan 27 yaşındaki Yeni Zelandalı genç fizikçi Ernest Rutherford,1898 yılında, o sırada İngiliz dominyonu olan Kanadanın Montreal McGill Üniveristesine profesör olarak gelmeyi kabul etti Onu çeken şey, kendine sağlanan alçakgönüllü olanaklar değil, radyoaktiflikle ilgili arşatırmalarına cömertçe yardım yapılacağıydı İngiltereden ayırılmadan önce de Kanadaya uranyum ve toryum tuzları gönderdi Toryum ve türevlerinin radyoaktifliğinin üzerinde duruyordu Toryum,gümüş beyazlığında,ama görece yumşak bir metaldi ve adını İskandinav mitolojisindeki Tanrı Tordan alıyordu Genç araştırmacı,rekabet duygusuna sahipti Ona göre, bu bilimsel yarıştaki en iyiler, Becquerel ve Curielerdi 1901de JJ Thomsona yazdığı bir mektupta “yalnızlık duygusu” çektiğinin altını çizmektedir Kendini, fizik dünyasının,Avrupa laboratuvarlarının çok uzağında hissetmektedir Bununla birlikte bir yıl geçmeden her şey değişiverdi Avrupanın en dinamik genç bilim adamları Montreala, Rutherfordun yanına gelmeye can atıyordu İyi de o arada ne olmuştu? Tartışmadan Doğan Büyük Dostluk Rutherford yukarıda anılan mektubunda(1901) şöyle yazıyordu: “Yarın bizim yerel Fizik Cemiyetinde büyük bir tartışmalı toplantımız olacak ve bu vesileyle kimyacıları alaşağı etmeyi umuyoruz” Genç fizikçi,kılıç çektiği kimyacılara,tıpkı dört yıldan az bir süre önce hocası JJThomsonun keşfettiği elektron gibi,atomun da, daha küçük parçaları bulunduğunu ve bir kimyasal elementin, kimyasal yöntemleriyle değil, kendi ışımasıyla “bölündüğünü” göstermek istemekteydi Karşısında, kendine yaraşır bir rakip vardı: Bu Mc Gillde asistanlığa yükselmiş,genç ve yetenekli bir kimyacı olan Frederic Soddy idiFrederic Soddy (1871-1937), Oxforddan gelmişti;çelişkileri yakalamada usta, tartışmalara tutkun ve konuşma yeteneğiyle karşısındakileri etkileyen bir kişiydi Soddy,değişmez ve bölünemez olan atomun kimyanın temelini oluşturduğunu anımsatarak,ışınımların, kendi başına alındığında tartılabilir nitelikteki bir kimyasal tözle aynı maddi dayanıklılığa sahip olmadıklarını savundu Elbette bu savunma doğru değildi Bununla birlikte, bu unutulmaz tartışmanın ardından,Rutherford, Soddye kendisiyle birlikte çalışmasını önerdi Toryumun ışımasının yapısını çözebilmek için bir kimyacıyla çalışması gerektiğini görmüştü RutherfordRutherford,coşkulu, büyük bir enerjiye sahip,ani öfke krizlerine girebilen bir kişiydi; kanıtlamaların gücüyle ikna etmeyi başarırdı Kavrayış gücü ünlüydü:bir sürü çelişik olgunun ortasında,anlamlı olanı görebilir ve dirençle ipucunun peşinden koşabilirdi Çözümü sezebilme gücü vardı onda Deneyleri her zaman için basitti ve gereksiz zorlamalardan arınmıştı Deneyin önceliği, mutlak bir buyruk niteliğindeydi; gözlemlere dayanmayan bir kuramsal varsayımın onun gözünde hiçbir değeri yoktu Üniversitedeki meslektaşlarından bir edebiyat profesörü, onun karşısındakilerde bıraktığı izlenimin bir tek terimle betimlenebileceğini söylemiştir: Rutherford “radyoakitf”ti Frederick Soddyye gelince,o keskin bir zekalı bir insandı Kültürlüydü Akıl yürütmeleri hızlı ve parlaktı Tartışmayı da seviyorduBu iki kişilik uzlaştı ve son derece verimli bir 18 ay geçti Soddy,kimyasal araştırmaları Rutherford da fiziksel ölçümleri üstlenmişti Dönüşümü hemen kabullenen kimdi biliyor musunuzSoddy idi Katı bir madde olan toryumun sürekli olarak bir gaz oluşturmasını yorumlayan Soddy, Rutherforda “Bu bir transmutasyon Toryum parçalanıyor ve bir başka element dönüşüyor” dediğinde Rutherford ona şöyle karşılık veriyor: “ Tanrı aşkına Soddy,çeneni kapat,bizi simyacı sanacaklar” Atomun değişmezliğine ve bölünmezliğine ilişkin düşünceler altüst oluyordu Rutherford ve Soddynin açıklamaları Mc Gill Ünvisersitesinin tutucu profesörlerini dehşete düşürmüştü Bunlar, Rutherford ve Soddynin üniversitenin saygınlığına gölge düşürecekleri vaazlarını verdiler Bereket kıdemli,yaşlı ama ileri görüşlü fizik profesörleri de vardı Bunlardan John Cox, Rutherford ve Soddynin çalışmaları için “bu yeni kavrayış Üniversitenin ününe katkıda bulunacaktır” diye savundu Aslında yeni kuram bilimsel topluluk tarfından hemen benimsendi Yaşlı Lord Kelvinin bazı itirazları olduysa da,bunlar uzun sürmedi Bu buluş Rutherforda ve Soddyye dünya çapında bir saygınlık kazandırdıRadyoaktiflikle ilgi çalışmaları ona daha 1908'de Nobel Kimya Ödülünü getirmişti Rutherford ve Soddy, daha önce değişmez olarak düşünülen kimyasal elementlerin radyoaktiflik sürecinde başka elementlere dönüştüğünü bulmuşlardı Soddy, yeni olayı “radyoatif dönüşüm” olarak adlandırmayı önerdi Kurşunun altına dönüşümü gibi, elementlerin dönüşümü,19 yy kimyacılarının ve fizikçilerinin reddettiği bir eski simya düşüydü Soddynin önerisine Rutherfordun yanıtı “Zeus aşkına Soddy, bizi simyacı sanacaklar” demek olmuştu Rutherford, 1908 yılında Nobel Ödülünü aldı Hangi branştan mı Kimyadan Nobel Komitesi, gerekçeyi şöyle anlatıyordu: “Parçalanma kuramı ve üzerinde temellendiği deneysel sonuçlar kimyanın temel kavramlarının yeni ve çok daha geniş bir şekilde yorumlanmasına yol açmıştır 19 Yy boyunca atom ve kimyasal element,kimyasaal ayrıştırma yoluyla ulaşılabilen nihai birimleri göstermekle ve böylece deneysel araştırmanın sınırını oluşturmaktaydılar Bu sınırın ötesinde neyin varolabileceğinin bilinmesi,şu ya da bu ölçüde belirsiz ve kısır spekülasyonların konusundan ibaretti Uzun süre anlaşılamayan bu sınır,şimdi artık ortadan kalkmıştır… Elementlerin değişmezliği yasası artık savunulamaz ve atomların yapısı ile bu yapıyı yöneten yasalar, tıpkı onlardan önce moleküller için olduğu gibi,bundan böyle kesin ölçümlere dayanan bilimsel yöntemlerle araştırılabilecektir” Aslında bilim dünyası Rutherfordu, Nobel Komitesinin ödüllendirdiği radyoaktif dönüşüm yasasından çok, birkaç yıl sonra Manchesterde yaptığı iki keşif nedeniyle daha çok tanır Bunlardan birincisi 1911 yılında “atomun çekirdeği”nin varlığını kanıtlaması, ikincisi de 1919da ilk yapay çekirdek dönüşümünü, azot atomunun oksijen atomuna dönüşümünü gerçekleştirmesidir Alfa ışınları ile atom incelemeleri ve radyoaktivite ile ilgili çalışmaları nedeniyle 1908'de Nobel Ödülünü aldı kendisi alfa saçılma olayını şöyle yorumlamıştır: “ Alfaların geri saçılmasının tek bir çarpışma sonucunda meydana geldiğini düşündüm Hesapları yaptığımda elde ettiğim sonuç şaşırtıcıydı Alfa parçacığının yaklaşma uzaklığı çok küçük bir değere sahipti Bu, ancak atom kütlesinin büyük bir kısmının çok ufak bir hacimde, çekirdekte yoğunlaşmış olması halinde mümkün olabilirdi Böylece, bir atomun, merkezinde ufak bir hacimde yoğun kütle ve yük içeren bir yapıda olduğu sonucuna vardım” |
|

