|
|
||
![]() |
Hangi Laiklik Hit: 243 Tarih: 2008-02-09 Ekleyen: Tuba Korkut |
|
» Pil Ve Ampul Bulunmadan önce Hangi Araç Gereçler Kullanılıyordu »-de -da Ekleri Hangi Durumlarda Bitişik Hangi Durumlarda Ayrı Yazılır »1990 Hangi çag »2 Sayfalık Her Hangi Bir Metinde Fiillerin çatı Bakımından Incelenmesi »A Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur »Ağaç Kesilip Kütük Haline Gelince Hangi Fabrikada Kağıt Haline Getiriliyor ? »Akait Ilminin Ilk Temsilcileri Hangileridir Isimleri »Anadoluda Yaşayan Ilk Uygarlıklar Hangileridir? »Anadoluda Yaşayan Ilk Uygarlıklar Hangileridir? »Aşıyı Bulan Bilim Adamları KimlerdirAşıları Kim Ve Hangi Tarihte Bulmuştur? »Atatürk 23 Nisan 1920 De Ancak Saltanatın Kaldırılması 1 Kasım 1922de Gerçekleşmiştir Bu Durum Aşağıdakilerdenhangisi Ile Açıklanabilinir »Atatürk çocukların Hangi Sorunlarını çözerdi »Atatürk Hangi Sporları Yapardı »Atatürk Yaşasaydı Cocukların Hangi Sorunlarını Cözerdi | Hangi LaiklikKitabın Adı: Hangi Laiklik Kitabın Yazarı: Attil İlhan Yayınevi: Bilgi Yayınevi, Ankara,1995 Attil İlhanın Hayatı: 15 Haziran 1925te Menemene doğan Attil İlhan, Karşıyaka Cumhuriyet İlkokulunu ve Karşıyaka Ortaokulunu bitirdi. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıftayken Türk Ceza Kanununun 141. Maddesine aykırı davrandığı gerekçesi ile tutuklandı, okuması engellendi. Danıştay kararı ile eğitimini sürdürdü. İstanbul Işık Lisesini bitirdikten sonra, İstanbul Hukuk Fakültesini yarıda bıraktı. 1949 1965 yılları arasında, aralıklarla altı yıl Pariste yaşadı. Ali Kaptanoğlu adıyla senaryolar yazdı. Demokrat İzmir Gazetesinin genel yayın yÖnetmenliğini ve başyazarlığını yürüttü. Ankarada Bilgi Yayınevinin danışmanlığını yaptı(1973 1979). Çeşitli dergi ve gazetelerde kÖşe yazıları ve sinema eleştirileri yazdı. Yazarın yayımlanan ilk şiiri 1941de yazdığı Balıkçı Türküsüdür. 1946 yılında yazdığı Cebbaroğlu Mehemmed şiiri CHP şiir Ödülünü kazandı. Kısa sürede şiir, denme ve eleştirileriyle, edebiyat dünyasında kendine Özgü bir yer edindi. Attil İlhan, şiirde Garip ve İkinci Yeni akımlarına şiddetle karşı çıktı. Mavi Hareketi adlı toplumsal gerçekçi bir şiir akımı başlattı. Sanat hayatının ilk dÖnemlerinde takip ettiği Nazım Hikmet çizgisinden ayrılarak, karmaşık ve bireysel bir duyarlılığa yÖneldi. Eleştiri, deneme ve romanlarında ise toplumsal gerçekçiliğe bağlı kaldı. Düşünceleri: Benim formasyonum solculuk. Ben başından beri aynı istikamette yaşamışımdır. Haya tarzım da solcudur. ifadeleriyle, düşünce yapısının ana hatlarını çizen Attil İlhanın sol anlayışı; daha çok, burjuva temeline dayanan ve milli çizgide bir anlayıştır. Bu yÖnüyle diğer sol aydınlardan ayrılan Attil İlhan, aydınları kıyasıya eleştirir. Onları bilinç değil inanç aydını olmakla suçlar ve aydınların düşüncelerinin dogmatik olduğunu savunur. Attil İlhan a gÖre II. Dünya Savaşından beri, Türk aydını halktan kopmuştur ve bir alafrangalık Özentisi içindedir. Ve bu yÖnleriyle Tanzimat dÖnemindeki Batıcılara benzemektedir. Attil İlhan bu düşüncelerini savunurken, başta İnÖnü olmak üzere cumhuriyet dÖnemi siyasetçilerini ağır bir şekilde eleştiriyor ve Batıya bakışımızın yanlış olduğunu sÖylüyor. Attil İlhana gÖre, Batıya kÖrü kÖrüne bağlanmak da, Ona büsbütün sırt çevirmek de aşağılık psikolojisinin ürünüdür. Doğru olan Batıya akıllıca bakmaktır. Batıda geçekten evrensel olan bilimsel düşüncedir. Gerekli olan bu düşünceyi yakalayabilmektir. Bu düşünceye paralel olarak Attil İlhan, Kendimizi ABye veya ABDye şartlandırmamalı; onların Ortadoğudaki jandarması konumuna düşmemeliyiz. diyor. Ve Türkiyenin iyiliğinin, sadece kendi menfaatine dayanan bir Avrasya politikasından geçtiğini sÖylüyor. Toplumsal alanda ise Attil İlhan, ümmetlikten millet yapısına geçmiş olan Türk halkının, laik ve milli bir anlayışı benimsemesi gerektiğini düşünüyor. Attil İlhanın bu şekilde Özetleyebileceğimiz düşünce yapısının tamamen diyalektiğe dayandığını gÖrüyoruz. Attil İlhan hiçbir düşünceyi, basmakalıp bir şekilde, olduğu gibi kabul etmiyor. Bütün düşünceleri bir tez antitez sentez ürünü olarak ortaya çıkıyor. Attil İlhanın bir başka Özelliği de Atatürke büyük bir hayranlık duyması, ve bütün düşüncelerine temel dayanak noktası olarak Onu almasıdır. I.BİÇİM A.ESERİN DİL VE ANLATIMI Dilde Özleşmeye karşı olan Attil İlhanın bu tavrı, Hangi Laiklik adlı eserinde de gÖrülüyor. Kitapta hem doğu hem de batı dillerinden dilimize geçmiş pek çok sÖzcük gÖze çarpıyor. Bazı kelimeler de orijinal yazımları hiç değiştirmeden kullanılmış. Cümleler yalın değil ve genelde uzun ; fakat anlaşılır. Kitap, sanat değil, düşünce yÖnüyle Öne çıktığı için; sanatlı ifadelerden ve süslü anlatımlardan pek sÖz edemeyiz. B.BETİMLEMELER Kitap, bir roman ya da Öykü olmadığı için, betimlemelerden çok fazla bahsedemiyoruz. Sadece birkaç yerde bulunan betimlemeler, genelde sanatlı bir anlatıma sahip. C.ESERİN ETKİLEYİCİLİĞİ, SÜRÜKLEYİCİLİĞİ, AKICILIĞI Eserin çok akıcı olduğu sÖylenemez, bunun sebebi cümlelerin uzunca olması, yabancı kelimeler içermesi ve yazarın değişik bir imla kullanmasıdır. Fakat buna rağmen kitap sürükleyici; içeriğinin zenginliği insana sürekli bir okuma isteği veriyor. Bu da kitabı çok kısa bir sürede bitirmemi sağladı. Ayrıca kitap insanı sürekli düşünmeye ittiği için etkileyici Eser, yazarın 90lı yılların ilk yarısında çeşitli gazetelerde yayımlanan, denemelerinden oluşuyor. Kitabın adı Hangi Laiklik olmasına rağmen, laiklik bu kitapta ele alınan konulardan sadece biri. Eserin ilk bÖlümünde, yazar Sistem adını verdiği batı ülkelerinin, kendi çıkarlarını korumak için Türkiyeyi bir başa olarak kullanmalarından bahsediyor. Batının, bize dostça yaklaşmasının altında derin bir art niyet olduğunu, Batının sürekli kin ve nefretini dışa vurduğunu anlatıyor. Ve Türkiyenin Batının çıkarlarına alet olmaması gerektiği sÖylüyor. Attil İlhan, daha sonraki bÖlümlerde, Türkiyede değerlere ve düşüncelere olan bakışlardaki yanlışlara değiniyor. Türk aydınının batılı olmak adına, kendi değerlerine yabancılaştığını sÖylüyor; aydınları alafranga ve yozlaşmış olmakla suçluyor. Son kısımda ise, Türkiyede gelişen şeriat tehlikesine dikkat çekiliyor ve bu tehlikeyi ortaya çıkaran sebepler, aydın kesimin halktan kopuk olmasının halkta doğurduğu tepki ve batılı güçlerin (sistem) komünizm tehlikesine karşı, dinci akımları beslemiş olması olarak gÖsteriliyor. Bu arada siyasi İslamın yanılgı ve yanlışlarına da dikkat çekiliyor. TÜR Kitap, kÖşe yazılarından oluşmuş, fakat bu yazılar günlük politika ve polemiklerden çok, fikir tartışmalarına yer verdiği için, deneme türünde olduğu sÖylenebilir. Ayrıca kitabın yazarın deneme/anı serisi içinde yayınlanmış olması da bunu destekliyor. DEĞERLENDİRME Bu kitabı seçmemin temel sebebi, Attil İlhanın düşüncelerine uzun bir süredir ilgi duyuyor olmamdı. Roman türünde eser okumayı sevmemem de bu kararıma yÖn verdi. Eser, başından sonuna kadar beni sürekli düşünmeye sevk etti ve pek çok konuda, düşüncelerimin netleşmesini sağladı. Hangi Laiklik i son okuduğum kitaplardan, Türk Basınında Kalem Kavgaları, Siluetini Sevdiğimin Türkiyesi , 1984 ve Hayvan Çiftliği ile karşılaştıracak olursam, bu kitapların hepsinin 20. Yüzyıl siyaseti ile ilgili olmasını bir ortak Özellik olarak sÖyleyebilirim. Eserin sÖz dağarcığıma katkısı: komprador: aracı, yerli ortak Ayrıca eser, adını daha Önce duymadığım bazı kişileri de tanımamı sağladı. Bunların en Önemlileri, ırkçılığın teorisini kuran Gobineau ve Chamberlain ile CIA in Ortadoğu konusunda uzman analisti G. Fuller´dir
|
|

