ANA SAYFA   ÖDEV EKLE   İLETİŞİM   EN YENİLER   DERS SİTESİ   TOP 100   YGS Puan Hesaplama   KIZ OYUNLARI   Şimdi 82 Kişi Ödevde
 
 
          Ödev Ara                    
 
Oyunlar
Mehmet Akif Ersoy
Hit: 1303      Tarih: 2008-04-01       Ekleyen: Alim ERTAN
odevindir »ADINI UNUTAN ADAM (Mehmer Eroğlu)
»Demirci Mehmet Efe
»Fatih Sultan Mehmed
»Fatih Sultan Mehmet Ve Hocası Akşemsettin'in Mezarı Nerede ?
»Fatih Sultan Mehmetin Birkaç özelliği
»Fatih Sultan Mehmetin Hayatı
»Göç Zamanı - Mehmet Bahattin Özkişi
»Kul Mehmed
»Kurtdereli Mehmet
»Kurukahveci Mehmet Efendi
»Mehmed Rauf
»Mehmed Uzun
»Mehmed(3 )
»Mehmet Akif Ak
»Mehmet Akif Bal

Mehmet Akif Ersoy


İstiklal Marşı Şairi

1873 yılında İstanbul da doğdu Bir medrese hocası olan babası doğumuna ebced hesabıyla tarih düşerek ona Rağıyf adını vermiş, ancak bu yapay kelime anlaşılmadığı için çevresi onu kif diye çağırmıştır Babası Arnavutluk un Şuşise kÖyündendir, annesi ise aslen Buharalı dır Mehmed kif ilkÖğrenimine Fatih te Emir Buharî mahalle mektebinde başladı Maarif Nezareti ne bağlı iptidaîyi ve Fatih Merkez Rüştiyesi ni bitirdi Bunun yanı sıra Arapça ve İslami bilgiler alanında babası tarafından yetiştirildi Rüştiye de hürriyetçi Öğretmenlerinden etkilendi Fatih Camii nde İran edebiyatının klasik yapıtlarını okutan Esad Dede nin derslerini izledi Türkçe, Arapça, Farsça, ve Fransızca bilgisiyle çevresindekilerin dikkati çekti Mekteb-i Mülkiye nin idadi (lise) bÖlümünde okurken şiirle uğraştı Edebiyat hocası İsmail Safa nın izinden giderek yazdığı mesnevileri şair Hersekli Arif Hikmet Bey Övgüyle karşıladı Babasının Ölümü ve evlerinin yanması üzerine mezunlarına memuriyet verilen bir yüksek okul seçmek zorunda kaldı 1889 da girdiği Mülkiye Baytar Mektebi ni 1893 te birincilikle bitirdi Ziraat Nezareti emrinde geçen yirmi yıllık memuriyeti sırasında veteriner olarak dolaştığı Rumeli, Anadolu ve Arabistan da kÖylülerle yakın ilişkiler kurma imkanı buldu İlk şiirlerini Resimli Gazete de yayımladı 1906 da Halkalı Ziraat Mektebi ve 1907 de Çiftçilik Makinist Mektebi nde hocalık etti 1908 de Drülfünûn Edebiyat-ı Umûmiye müderrisliğine tayin edildi İlk şiirlerinin yayımlanmasını izleyen on yıl boyunca hiçbir şey yayınlamadı 1908 de II Meşrutiyet in ilanıyla birlikte Eşref Edip in çıkardığı Sırat-ı Müstakim ve sonra Sebilürreşad dergilerinde sürekli yazılar ve şiirler yazmaya başladı 1913 te Mısır a iki aylık bir gezi yaptı DÖnüşte Medine ye uğradı Bu gezilerde İslam ülkelerinin maddi donatım ve düşünce düzeyi bakımından Batı karşısındaki zayıflıkları konusundaki gÖrüşleri pekişti Aynı yılın sonlarında Umur-u Baytariye müdür muavini iken memuriyetten istifa etti Bununla birlikte Halkalı Ziraat Mektebi nde kitabet ve Darülfununda edebiyat dersleri vermeye devam etti

Teşkilat-ı Mahsusa ve Milli Mücadelede

İttihat ve Terakki Cemiyeti ne girdiyse de cemiyetin bütün emirlerine değil, sadece olumlu bulduğu emirlerine uyacağına dair and içti I Dünya Savaşı sırasında istihbat teşkilatı Teşkilt-ı Mahsusa tarafından Berlin e gÖnderildi Burada Almanlar ın eline esir düşmüş Müslümanlar için kurulan kampta incelemeler yaptı Çanakkale Savaşı nın akışını Berlin e ulaşan haberlerden izledi Batının gelişme düzeyi onu derinden etkiledi Yine Teşkilt-ı Mahsusa nın bir gÖrevlisi olarak çÖl yoluyla Necid e ve savaşın son yılında Lübnan a gitti DÖnüşünde yeni kurulan Dr-ül -Hikmetül İslmiye adlı kuruluşun başktipliğine getirildi Savaş sonrasında Anadolu da başlayan direniş hareketini desteklemek üzere Balıkesir de etkili bir konuşma yaptı Bunun üzerine 1920 de Dr-ül Hikmet deki gÖrevinden alındı İstanbul Hükümeti Anadolu daki direnişçileri yasa dışı ilan edince Sebillürreşad dergisi Kastamonu da yayımlanmaya başladı ve Mehmed kif bu vilayette Milli Mücadele hareketine katkısını hızlandıran çalışmalarını sürdürdü Nasrullah Camii nde verdiği hutbelerden biri Diyarbakır da çoğaltılarak bütün ülkeye dağıtıldı Burdur mebusu sıfatıyla TBMM ye seçildi

İstiklal Marşı

Meclis in bir İstikll Marşı güftesi için açtığı yarışmaya katılan 724 şiirin hiçbiri beklenilen başarıya ulaşamayınca maarif vekilinin isteği üzerine 17 Şubat 1921 de yazdığı İstiklal Marşı, 12 Mart ta birinci TBMM tarafından kabul edildi Mısıra Gidiş Sakarya zaferinden sonra kışları Mısır da geçiren Mehmed kif, daha sonra sürekli olarak Mısır da yaşamaya karar verdi 1926 dan başlayarak Camiü l-Mısriyye de Türk dili ve edebiyatı müderrisliği yaptı Bu gÖnüllü sürgün hayatı sırasında siroz hastalığına yakalandı ve hava değişimi için 1935 te Lübnan a, 1936 da Antakya ya birer gezi yaptı Yurdunda Ölmek isteği ile Türkiye ye dÖndü ve 27 Aralık 1936 da İstanbul da Öldü

Dil Anlayışı Konuşma diline yaslandığı için kolayca yazılıvermiş izlenimi veren şiirleri biçime ilişkin titiz bir tutumun Örnekleridir Hem aruzdan doğan bağların üstesinden gelmiş, hem de şiirin bütününü kapsayan bir iç musiki düzenini gÖzetmiştir Dilde sadeleştirmeden yana olan tutumunu her şiirinde ortaya koymuştur Mehmed kif nazım diline bu dilin tabii yapısını bozmadan elverişli olduğu gelişmeyi kazandırmış ve aruz veznini yumuşatmıştır Bu aynı zamanda Türkçe nin şiir sÖylemedeki imkanlarının ne Ölçüde geniş olduğunu gÖstermesi demektir Mehmed kif dilin toplumsal kimliğini Öne çıkarmış,üslupta Özgünlük ve kişiselliğe ulaşmıştır Yenilikçi bir şair olarak, yaşadığı dÖnemde gÖrülen Ölçüsüz yenilik eğiliminin bozucu etkilerine, Ölçüsü işleviyle bağlantılı bir şiir kurmak suretiyle sınır çekmeye çalışmıştır

ESERLERİ Safahat, Süleymaniye Kürsüsünde, Hakkın Sesleri, Fatih Kürsüsünde, Hatıralar, sım, GÖlgeler

Hakkında Yazılanlar

1 Mehmet Akif
Nurettin Topçu
Dergah Yayınları

Büyük adam, eseriyle hayatını birleştiren adamdır Biz onda şu vasıfları arıyoruz: Önce Ömründe ayni kanaatin, ayni imanın sahibi olan adamdır Devirlere, zaruretlere, cemiyetlere gÖre değişmez, muhitine uymaz; muhiti kendine uydurur, uydurmazsa çarpışır Cemiyetten daha kuvvetlidir; cemiyeti sürükleyicidir Bu karaktere sahip insanların, yani değer yaratıcısı olanların bir kısmı zekasıyla, bir kısmı kalbi ve hisleriyle, bir kısmı da iradesiyle başka insanlara ve cemiyete üstündür, yaratıcıdır, sahiptir veya velidir Bu üstün insanlar arasında ise bazıları her bakımdan, hem zeka, hem duygu, hem de irade kuvveleriyle cemiyetin insanlarına üstün durumdadırlar BÖylelerine muvazeneli karakter sahipleri denir Filhakika zeka, duygu ve irade fonksiyonlarından yalnız bir kısmında üstünlüğe sahip olanlarda, alelade olan ruh sahasına doğru açılmış bir yara halinde anormallikler, ruh ve karakter sarsıntıları gÖze çarpmaktadır Ancak muvazeneli karakter sahipleri, bu sarsıntılardan korunmuş sağlam ruhlu insanlardır Bu üç türlü fonksiyonların da ayni seviyede yüksek ve keskin oluşu, insanoğlunu hilkatin harikulade bir eseri yapabiliyor İşte Akif yaradılışın bu lutfuna uğramıştı Ancak onu, iradesinin ateşli tazyikiyle diğer sahalarda muvazenesizlikten koruyan pek mühim bir sebebin var olduğu da unutulmamalıdır: Bu sebep, demirden bir iradeyi ahenkdar bir ray üzerinde yürüten İslam terbiyesi ve Allah a imanıydı Büyük adamların başka bir vasfı da münzevi oluşlarıdır Onlar kalabalığın içinde yalnız yaşarlar Üçüncü bir vasıf olarak, büyük adamların devlet ve ikbal mevkilerinden uzak durduklarını gÖrüyoruz

Anahtar Kelimeler:Ünlülerin biyografileri burada
İlişkili Etiketler

»Mehmet-onderin-hayati-ve-eserleri / »Mehmet-onderin-eserleri / »Mehmet-onderin-bir-masal-ulkesinde-anadolu-adli-hikaye-kitabi / »Mehmet-akif-ile-ilgili-kompozisyon-ornekleri / »Mehmet-akif-ersoy-hakkinda-kompozisyon / »Mehmet-onder-bir-masal-ulkesinde-anadolu / »Mehmet-aikifin-en-buyuk-eseri-nedir- / »Mehmet-akif-ersoy-denince-akliniza-ilk-gelen-eser-hangisidir / »Mehmet-akif-ersoyun-toplumsal-konulara-olan-duyarliligi / »Mehmet-akif-ankaradaken-hangi-ilin-milletvekiliydi /
odevindir Ana Sayfam Yap Sık kullanılanlara ekle Mehmet Akif Ersoy Paylaş

Odevindir