ANA SAYFA   ÖDEV EKLE   İLETİŞİM   EN YENİLER   DERS SİTESİ   TOP 100   YGS Puan Hesaplama   KIZ OYUNLARI   Şimdi 101 Kişi Ödevde
 
 
          Ödev Ara                    
 
Oyunlar
RÖPORTAJ ÖRNEĞİ (Prof. Dr. Kaptan Ile Söyleşi)
Hit: 2044      Tarih: 2010-01-19       Ekleyen: blackprens
odevindir »Bir Polisle Röportaj
»Mesleki Röportaj Soruları
»Meslekler Röportaj - Türkçe
»Röportaj
»Röportaj Nedir?
»RÖPORTAJ ÖRNEĞİ (Prof. Dr. Kaptan Ile Söyleşi)
»RÖPORTAJ Ve ÖZELLİKLERİ

RÖPORTAJ ÖRNEĞİ (Prof. Dr. Kaptan Ile Söyleşi)

Anabilim dalında öğretmen yetiştirmedeki temel felsefeniz nedir?

Anabilim dalımız 1997 yılında YÖK tarafından eğitim fakültelerinin yeniden yapılandırılması kapsamında Fen Bilgisi branş öğretmeni yetiştirmek üzere açılmıştır.1998-1999 öğretim yılında ilk defa öğrenci alarak eğitime başlandı.YÖK tarafından yeniden yapılandırma kapsamında açılan branş öğretmenlikleri bölümleri aynı zamanda zorunlu temel eğitimin 8 yıla çıkarılmasıyla aynı zamana denk gelmektedir. Zorunlu temel eğitimin 8 yıla çıkarılmasıyla birlikte ilköğretimin II. kademelerindeki branş öğretmenlerine olan ihtiyaç artmıştır. Buna bağlı olarak branş öğretmeni yetiştiren Anabilim dalları açıldı.

Anabilim dalımızda yürüttüğümüz program Fen Bilgisi Öğretmenliği programıdır. Program dahilindeki dersler, kur tanımları ve ders kredileri YÖK tarafından belirlenmiştir. Bu anlamda temel felsefemiz YÖK tarafından belirlenmiş durumdadır ancak bu derslerin içeriğinin ne olacağı Anabilim Dalımız tarafından belirleniyor. Burada bizim temel felsefemiz ve yaklaşımımız devreye giriyor. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilimleri Anabilim Dalı olarak şu anda 11 öğretim elemanımız mevcut; bir profesor, iki yardımcı doçent, üç öğretim görevlisi ve beş araştırma görevlisi. Bu öğretim elemanlarımız ve başka bölümlerden aldığımız öğretim elemanı destekleriyle genel olarak; öğrenciyi aktif kılan, öğrenciyi sürecin içine doğrudan katan, bilginin aktarıldığı değil bilgiye ulaşma ve bilgiyi elde etme becerilerinin kazandırıldığı bir yaklaşımı temel felsefe olarak belirliyoruz. Öğretmen adayı öğrencilerimizi yetiştirirken bu felsefeyle yola çıkıyoruz ve onların da ileride meslek yaşantılarında bu felsefeyle hareket etmelerini sağlamaya çalışıyoruz.

Kısacası; temel bilgilerin öğretilmesi yanında bilgiye ulaşma becerileri, bilgiyi elde etme becerileri -ki buna kısaca bilimsel yöntem süreç becerileri diyebiliriz- ve bilimsel tutumların kazandırılmasını ön planda tutan bir öğretmen yetiştirme felsefemiz var.

Anabilim dalında yetiştirdiğiniz öğretmen adaylarından beklentileriniz nelerdir?

Temel felsefemiz kapsamında yetiştirdiğimiz öğretmen adaylarından tabii ki burada aldıkları iyi örnekleri, iyi mesajları kendi öğretmenlik yaşantılarında kullanmalarını ve olumsuz ve yetersiz örnekleri kullanmamalarını bekliyoruz. Yetiştirdikleri ilköğretim öğrencilerinden bilimsel yöntem süreç becerilerini kazandırmayı hedefleyen ve bilgilerin tamamını değil, temel bilgileri vermeyi prensip edinen öğretmenler olmalarını bekliyoruz. Öğretmen adaylarımızın ezbercilikten uzak durmalarını, bunun yerine kavrayarak ve öğrenerek yeni davranışların kazandırılmasını sağlamalarını bekliyoruz. Tabii ki bu beklentiler içinde olmak yetmiyor. Araç gerecin, donanımın, elemanın, her türlü girdinin, kaynağın da bu beklentilerin gerçekleşme sürecine etkisi oluyor. Kaynaklarımızın zaman zaman yetersizliği söz konusu olsa da biz en iyisine ulaşmayı hedefliyoruz.

Öğretmen eğitiminde modeliniz ve öğrenme-öğretme yaklaşımlarınız nelerdir?

İlk soruda da bahsettiğim gibi öğretmen eğitimi modeli YÖK tarafından belirlenen program çerçevesinde uygulanmaktadır. 1. sınıftan başlayarak ilköğretim okullarında uygulama dersleri ve diğer derslerle ilişik uygulama dersleri mevcut. Bu da üniversitedeki teorik eğitimin yanında öğrencinin bizzat eğitim sürecinin içinde olduğu, kendi yaşantısı haline geldiği uygulama derslerini etkin kılıyor. Uygulama ağırlıklı bu modeli hemen hemen her dersimizde belirlemeye çalışıyoruz ki bu 3. ve 4. sınıfta ağırlıklı olarak yer alan öğretim derslerimizde kendini daha fazla gösteriyor. Yani etkin öğrenme yaklaşımlarını burada sunmaya çalışıyoruz. Burada etkin öğrenme yaklaşımı ile kastettiklerimiz; proje tabanlı öğrenme, probleme dayalı öğrenme, çoklu zeka kuramına dayalı öğrenmede olduğu gibi bizzat öğrencinin ilgi ve merakları doğrultusunda bilgiye kendilerinin ulaşmasını temel alan yaklaşımlardır. İçinde bulundukları ortamı bir Fen Bilgisi laboratuarı gibi düşünerek gözlem yapmaları, incelemeleri, araştırmaları ve sürekli bu araştırma ve gözlem sonuçlarından belli yargılara varmaları, bunları test etmeleri şeklinde bir temel becerinin kazandırılması bizim öğretmen eğitimindeki en temel modelimizdir. Bu yaklaşımlarla öğretmen eğitimi alan öğretmen adaylarımız da hizmet içinde aynı yaklaşım ve tutumlarla öğrenme-öğretme süreci hazırlayabilmelidirler.

Her yıl Anabilim dalımıza gelen kontenjanlar kim tarafından nasıl belirleniyor?

Anabilim dalımıza her yıl gelen öğrenci sayıları YÖK tarafından belirleniyor. Fen Bilimleri Eğitimi Anabilim Dalı'na kurulduğundan beri, 100-105 arası öğrenci alınıyor. Özellikle ilk yıllar derslik, öğretim elemanı, araç gereç ve donanım açısından çok yetersiz olduğumuz dönemlerdi. Her yıl çok daha az öğrenci istediğimizi belirtmemize rağmen yaklaşık 100 öğrenci gelmekte. Bu sayı YÖK tarafından öğretmen ihtiyacı ile bağlantılı olarak bu şekilde belirleniyor olmalı, ancak mevcut olanaklarımızla bu öğrenci sayısının fazla olduğunu düşünüyorum.

Anabilim dalının öğretmen yetiştirme modelini ve öğrenme-öğretme yaklaşımlarını gerçekleştirebileceği bir donanım var mıNe gibi eksiklikler, avantaj ve dezavantajlar var?

1998-1999 öğretim yılında ilk öğrencilerimizle eğitime başladığımızda doğrusu çok büyük yetersizlikler söz konusuydu. Geçen yaklaşık 5 yıllık süre içerisinde araç gereç ve donanım açısından oldukça zenginleştik. Epeyce zengin bir fen bilgisi laboratuarına sahibiz. Laboratuarımız dışında, bir fen bilgisi öğretimi ya da teknoloji dersliği oluşturmak üzereyiz. Bu dersliğimizde televizyon, video, VCD player, bir data show ve bir bilgisayarımız mevcut. Biz istiyoruz ki her türlü teknolojiyi öğrencilerimize sunabilelim. Öğretmen olduklarında olanakları fazla olan okullarda görev yaparken neleri kullanabileceklerini, nasıl kullanabileceklerini bilebilsinler. Tabii ki bunun yanında olanakları çok sınırlı okullarda görev yaparken de 'laboratuarım yok, malzemem yok, materyalim yok öyleyse etkin aktif öğrenmeyi, yaparak yaşayarak öğrenmeyi sağlamam mümkün değil' demesinler, çok basit araç gereç ve malzemelerle de Fen Bilgisi dersini işleyebilsinler istiyoruz.

Anabilim dalımız donanım açısından sayısal olarak çok yeterli olmasa da bu teknolojik araç gereçleri sağlayarak öğrencilerimizin tüm araç gereçlerin kullanımı hakkında bilgi sahibi ettiğimize inanıyorum. Hizmet verdiğimiz öğrenci sayısını düşündüğümüzde tabii ki bu malzemelerin sayısının artırılması gerekiyor.

Avantaj ve dezavantaj olarak baktığımızda; Fen Bilgisi laboratuarımızın belki biraz daha büyük olması gerekiyor. Bu yıl büyük bir laboratuara geçtik, ancak hizmet verilen öğrenci sayısı düşünüldüğünde halen sıkıntılar yaşanıyor. Sınıf öğretmenliği (200 öğrenci) , ilköğretim matematik öğretmenliği (70 öğrenci) öğrencileri 'Fen Bilgisi Laboratuarı ve Fen Bilgisi Öğretimi ' derslerini ve tabii ki kendi öğrencilerimizin aldığı 'Fen Bilgisi Laboratuar Uygulamaları ve Özel Öğretim Yöntemleri ' dersleri yanında diğer derslerin uygulamaları da bu ortamda yapılıyor. Bu kapsamda malzeme yetersizlikleri ve bireysel deney yapma şansının azalması öğrencilerimize sıkıntı yaşatabiliyor. Bazı durumlarda deneyler gruplar halinde veya gösteri deneyi olarak yapılabiliyor. Bu bir dezavantaj olabilir, ancak hiç yapılmama durumu düşünüldüğünde şu anda az da olsa bulunması bir avantaj olarak görülebilir. Az önce de bahsettiğim gibi, öğrencilerimizi, olanaklar ölçüsünde yaparak yaşayarak öğrenmeyi merkeze alacak ve ileride de bu şekilde öğrenme-öğretme ortamları hazırlayacak öğretmen adayları olarak yetiştirmeye çalışıyoruz.

Dezavantaj olarak sayılabilecek bir durum ise Anabilim Dalımız dahilinde bilgisayar ve bilgisayar laboratuarı yetersizliğimizdir. Gerçi İlköğretim Bölümü içerisinde bir bilgisayar laboratuarı mevcut ve bu laboratuarın genişletilmesi için çalışmalar var. Bu bir ölçüde öğrencilerimize internet bağlantılı bilgisayar ortamı sağlamaktadır. Öğrencilerimize internet kullanımı gerektiren ödevler veriyoruz ve bu ödevleri yapabilecekleri, internete ulaşabilecekleri bilgisayar laboratuarı bölümümüz içerisinde artık var. Bölüm kütüphanemiz olmakla birlikte Fen Bilimleri Eğitimi Anabilim Dalı'nın bir kütüphanesi ya da bölüm kütüphanemiz içinde Fen Bilgisi Eğitimi ile ilgili zengin kaynaklarımız ne yazık ki yok. Zengin bir kütüphane oluşturmaya ihtiyacımız var. Bu da önemli dezavantajlarımızdan birisi.

Yetiştirdiğiniz öğretmen adaylarına yeterli uygulama süreci nasıl düzenlenmektedir?

Fen Bilgisi Öğretmenliği Programımızın kapsamında gerek okul deneyimi uygulama dersleri gerek diğer derslerin içindeki uygulama saatleri düşünüldüğünde uygulamaya yeterli süre verilmiş görülüyor.

Uygulama süreçlerini iki ana bölüm altında ele alabiliriz. Okul deneyimi dersi kapsamında ilköğretim okullarındaki uygulamalar ve alan dersleri kapsamındaki laboratuar uygulamaları. Alan dersleri kapsamında öğrencilerimize verdiğimiz uygulama dersleri bölümümüz laboratuarının ve diğer bölümlerinin laboratuarlarının destekleriyle yürütülmektedir. Daha önce bahsedildiği gibi bölümümüzdeki fen bilgisi laboratuarı donanım açısından oldukça zengin, ancak öğrenci sayısının fazlalığı düşünüldüğünde yetersiz kalabilmekte. Uygulama anlamında bu bir eksiktir.

Okul uygulamaları çok önemli bir süreç ve bölümümüzde bu uygulama 1. sınıftan itibaren başlatılıyor. Okul uygulamalarının önemini iki açıdan ele alabiliriz. Birinci önemi; öğretmen adayları hizmet öncesi eğitimlerinde sadece üniversitelerde teori olarak yetiştirilmekle kalmamalıdır. Okullarda deneyimli öğretmenlerin yanında ya da bizzat uygulamanın içinde yetişmeleri çok önemlidir. Okul uygulamalarına gittikleri okullardaki yeterlikleri, yetersizlikleri, sorunları görüp; mezun olmadan bunların çözümlerini arayan ve sorunları giderme yönünde eğitim almaları başka bir önemli noktadır. İkinci önemi ise, öğrencilerimizin uygulama okullarına yeni yaklaşım ve gelişmeleri aktarmaları ve üniversite ile ilköğretim okulları arasında bir köprü görevi yapmalarıdır. Bu anlamda hizmetteki öğretmenlere üniversitedeki yeni yaklaşımlar aktarılarak hizmet içi eğitim sağlanmış olabiliyor.

Alan, kültür ve öğretmenlik formasyonu derslerinin yüzdesi nasıldır?

Alan dersleri olarak Fizik, Kimya, Biyoloji ve Matematik dersleri veriliyor. Öğrencilerimiz bu alan dersleri kapsamında epeyce fazla ders alıyorlar. Kültür dersleri açısından programı yetersiz buluyorum. Kültür dersleri biraz daha fazla olabilir. Bu eksiği seçmeli derslerle gidermeye çalışıyoruz. Öğretmenlik formasyonu dersleri kapsamında; Öğretmenlik Mesleğine Giriş, Okul Deneyimi I, Okul Deneyimi II, Öğretmenlik Uygulaması, Gelişim ve Öğrenme, Öğretimde Planlama ve Değerlendirme, Öğretim Teknolojileri Materyal Geliştirme, Özel Öğretim Yöntemleri I, Özel Öğretim Yöntemleri II, Sınıf Yönetimi, Matematik Öğretimi, Rehberlik dersleri verilmekte. Bu derslere bakıldığında aslında öğretmenlik formasyonu adına temel dersler veriliyor. Ancak önemli bir eksikliğimiz, ölçme ve değerlendirme dersinin bağımsız ve zorunlu bir ders olarak verilmemesi. Biz ölçme değerlendirme, test geliştirme teknikleri, bireysel gelişim değerlendirme derslerini seçmeli dersler olarak açıyoruz. Ancak öğrencilerimiz toplam beş seçmeli dersin en fazla ikisini bölüm içi yani FBÖ kodlu alabiliyorlar. Diğer üç dersi bölüm dışından almak durumundalar. Dolayısıyla başka seçmeli dersler de düşünüldüğünde öğrencilerimizin tümü ölçme değerlendirmeyle ilgili dersleri alamıyorlar. En yeni değerlendirme yaklaşımı olan bireysel gelişim değerlendirme yaklaşımı öğrencilerimizin hepsine yeterince aktarılamıyor.

Alan, kültür ve öğretmenlik formasyonu derslerine giren öğretim elemanlarını nasıl belirliyorsunuz?

Derslerimize girecek öğretim elemanlarını öncelikle Anabilim dalımızdaki öğretim elemanlarından belirliyoruz. Bu anlamda Fizik, Kimya, Biyoloji, Öğretmenlik Formasyonu derslerine girebilecek öğretim elemanlarımız mevcut. Fakat Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı olarak hem İlköğretim Matematik Öğretmenliği, hem Sınıf Öğretmenliği Bölümleri'ne çok fazla sayıda servis derslerimiz var. Bu servis dersleri; Fizik, Kimya, Biyoloji, Fen Bilgisi Öğretimi ve Fen Bilgisi Laboratuarı'dır. Bütün bu dersleri sağlayacak öğretim elemanımız sayı olarak mevcut olmadığından öncelikle bu yetersizliği fakültemizdeki ortaöğretim fen ve matematik alanları bölümünden gidermeye çalışıyoruz. Eğer öğretim elemanı sıkıntımızı gideremediysek daha sonra üniversitemizin diğer fakülte ve bölümlerinden yardım alıyoruz. Yardım aldığımız bölümler; Fizik Mühendisliği, Kimya Mühendisliği, Kimya ve Biyoloji Bölümleridir. Tabii bu durum ciddi sıkıntılar açabiliyor. Program yaparken çeşitli sıkıntılar yaşayabiliyoruz ya da farklı bölümlerden gelen öğretim elemanlarına temel felsefemizi aktarmada bazen çok etkin olamayabiliyoruz. Zamanla Anabilim Dalımız bünyesindeki öğretim elemanlarının sayısı arttıkça bu sorunlarında azalacağını sanıyorum.

Alan derslerinde aldığımız konular zaman zaman fen programıyla bağdaşmamaktadır. Bununla ilgili bir düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz?

Kendi Anabilim dalındaki öğretim elemanlarımızla sık sık toplantılar yaparak temel felsefemizi, nasıl öğretmen yetiştirmemiz gerektiğini, gerek ders içi gerek ders dışı etkinliklerle ne tür paylaşımlar içinde olmamız gerektiğini konuşuyoruz ve ortak bir felsefe belirleyebiliyoruz. Ancak başka fakülte ve bölümlerden öğretim elemanı sağlamak zorunda kaldığımızda çeşitli sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Bu öğretim elemanlarına derslerin kur tanımlarını veriyoruz, çok genel olarak açıklamalar yapıyoruz, ancak çok etkili olabiliyor muyuz bu tartışılır. Daha fazlası müdahaleye giriyor ki bunun çok doğru bir yaklaşım olmadığı görüşündeyim. Zaman zaman bu öğretim elemanları seviyeyi tutturmada ya da kur tanımlarında çok genel başlıklar halinde verilmiş olan kapsamı ele almada bizim amaçladığımız doğrultunun dışında hareket edebiliyorlar. Örneğin, ilköğretime öğretmen adayı olarak yetişen öğrencilerimize seviyenin çok üstünde bilgi verebiliyorlar. Bazen bunun tam tersi, seviyenin altında bilgi verebiliyorlar. Bununla ilgili düzenleme yapmayı düşünüyoruz ancak bunu formal anlamda mümkün bulmuyorum. Çünkü öğretmene 'şu konuyu anlat, şu düzeyle anlat' demek mümkün olmuyor. Çok genel mesajlarla ne istediğimizi ifade etmeye çalışıyoruz. Bu mesajı alabilen öğretim elemanlarımızla uyumu sağlayabiliyoruz. Hizmet öncesi öğretmen eğitiminde önemli olan öğrencilerimize her türlü bilgiyi, beceriyi vermek değil, muhakeme etme, kendilerini geliştirme, her türlü yenilik ve gelişmeyi takip etme becerilerini kazandırmaktır. İnanıyoruz ki herhangi bir derste işlenişle ilgili yetersizlikler söz konusu olsa bile -ki bu; öğretmenden, araç gereçten, kaynaktan dolayı olabilir- öğrencilerimize bu temel becerileri verebildiysek, ilgi, istek, merak, etkili bir öğretmen olma arzusu ve öğretmenlik mesleğine dört elle sarılma motivasyonunu kazandırabildiysek, yukarıda bahsettiğimiz eksiklikler giderilmiş olacaktır. Yani Fizik, Kimya, Biyoloji'yi çok çok iyi öğrenip, bu tutum, istek, aktif öğrenmeyi sağlayacak etkinlikleri üretme anlamında temel becerileri kazandıramazsak, alan dersleri tek başına bir şey ifade etmeyecektir. Eğer biz bilimsel yöntem süreç becerilerini öğretmen adaylarına kazandırabiliyorsak, alan bilgisi eksikliklerini de kendilerinin giderebileceğini düşünüyorum.

Öneri ve Dilekleriniz...

Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilimleri Eğitimi Anabilim Dalı olarak mezun ettiğimiz öğrencilerimizle Türkiye'nin dört bir yanından ses getirmek ve mesleklerinde başarılı, kendileriyle barışık, kendilerinden memnun, çevrelerindeki öğretmen arkadaşlarıyla her türlü bilgi ve becerilerini paylaşabilecek, öğrencilerine verimli olan, iyi öğrenci yetiştirmek adına istekli, öğretmenler yetiştirmek en büyük dileklerim arasında. Ayrıca öğrencilerimizin Hacettepeli olmaktan dolayı mutlu ve gururlu olmaları yine benim için çok önemli. Belki burada 4 yıllık bir eğitim alıyorlar ama hayatları boyunca, meslek yaşantıları boyunca, Hacettepe'yle ve Fen Bilimleri Eğitimi Anabilim Dalı ile bağlantılarını ve bu anlamdaki duygu ve düşüncelerinin pozitif olması yine bizim açımızdan çok çok önemli. Bundan sonra bölüme alacağımız öğretim elemanlarımızın önemli bir kısmını kendi öğrencilerimiz arasından seçmeyi düşünüyoruz. Bu anlamda çok iyi öğretmenler yetiştirmek yanında iyi akademisyenler yetiştirmek de önemli amaçlarımızdan bir tanesi. Yani yetiştirdiğimiz öğretmen adayı öğrencilerimizin sürekli araştıran, inceleyen, sorgulayan bireyler, paylaşımcı, kendisiyle barışık,mutlu olmaları en önemli amaçlarımız arasında geliyor.

Teşekkür ederim.
İlişkili Etiketler

odevindir Ana Sayfam Yap Sık kullanılanlara ekle RÖPORTAJ ÖRNEĞİ (Prof. Dr. Kaptan ile Söyleşi) Paylaş

Odevindir