|
|
||
![]() |
Ülkemizin Kaynaklarıyla Ekonomik Faaliyetlerini Ilişkileri Ve ülke Ekonomisindeki Yeri Hit: 140 Tarih: 2011-12-27 Ekleyen: blackprens |
|
» ülkesinin, Yüksek Bağımsızlığını Korumasını Bilen Türk Milleti, Dilini De Yabancı Diller Boyunduruğundan Kurtarmalıdır. Ile Ilgili Bir Kompozisyon »20. Yüzyılın Başında Osmanlı Devleti Ve Avrupa ülkelerinin Siyasi Ve Ekonomik Yapısı »2000 2005 Yılları Arasında ülkemize Gelen Turist Sayısı »2000-2010 Yılları Arası ülkemize Gelen Turist Sayısı »2009 2010 Yılında ülkemize Gelen Turist Sayısı çizgi Grafiği Lazım »5.sınıf Bir ülke Bir Bayrak Toplumsal Yaşamımızı Düzenleyen Yasalar »Amiglobe 98 -dünya Haritasının ücretsiz Versiyonu.200 ülke- »Atatürkün ülkemiz Için Bu Yenilikleri Niye Gerekli Gördü »BALKAN ÜLKELERİNDE MÜSLÜMAN-TÜRK KÜLTÜR MİRASI 10.sinif »BALKAN ÜLKELERİNDE MÜSLÜMAN-TÜRK KÜLTÜR MİRASI - Tarih Proje (sayfa 17) »Bilim Alanında Türkiyeyi Başka ülkelere Tanıtmış Kişiler Kimlerdir »Bir ülkede Yasalar Olmasaydı Hayat Ne Olurdu »Devletler Arası Ilişkilerde ülkemizin öncelikleri »Devletler Arası Ilişkilerde ülkemizin öncelikleri Neler Olabilir | Ülkemizin Kaynaklarıyla Ekonomik Faaliyetlerini Ilişkileri Ve ülke Ekonomisindeki YeriII Dünya Savaşından sonraki süreçte yüksek ivmeli bir değişim sürecine giren dünya ekonomik ve siyasal sistemleri, değişimi tetikleyen kaynak güçlerle birlikte, tüm toplumlarda hem benzer hem de özgün/farklı etkiler ve ürünler yaratmaktadır Birbirini izleyen özgün dönemlerle sürmekte olan bu değişim sürecinde, ekonomik ve toplumsal yapılardaki faaliyetlerin, dönemlere özgün anlam ve içerikler kazanarak “formal” ve “informal” ayrımıyla incelenebildiği görülmektedir İlk kuramsal tanımlamalarda marjinal olarak nitelendirilen informal ekonomik faaliyetler, izleyen dönemlerde, ekonomik yapı içerisindeki işlevlerine uygun yeni anlam ve roller yüklenmiştir Yaşanan her dönemin kural ve koşullarına uygun karakteristik özellikler sergileyen toplumsal yapıların merkezleri olan kentler de her türlü ekonomik ve toplumsal değişimden payını almaktadır Bu bağlamda, informal ekonomik faaliyetlerin doğduğu ve serpildiği Türkiye kentlerindeki informal faaliyetlerin ve ilişkilerin, hem Üçüncü Dünya geneline hem de Türkiyeye özgü informal anlam ve işlevler kazandığı görülmektedir Ankara ve Mersinde yapılmış üç farklı saha araştırması bulgularından da anlaşıldığı üzere, informal ekonomik faaliyetler, yoksul olarak nitelendirilen toplum kesimlerinin yaşamında ağırlıklı ve ayrıcalıklı bir konuma sahiptir Başka bir deyişle, günümüz kentlerindeki informal faaliyetler, kentli yoksulların yaşam mücadelesinin bir parçası durumundadır Bunun yanısıra, informal ekonomik ve toplumsal ilişkilerin, sadece kentli yoksul kitleler için değil, tüm kentsel yapı bileşenleri açısından tamamlayıcı öğe konumuna yükseldiği de söylenebilmektedir Gelişmiş Batı ekonomilerinde 1960lı yılların ikinci yarısından sonra tartışılmaya başlayan, ülkemizde 1990lı yılların hiç değişmeyen temel konusu olan kayıt dışı ekonomi, nedenleri, etkileri ve sonuçları itibariyle çeşitli unsurları içeren önemli bir sorundur Batı ekonomilerinde artık eskisi kadar çokça tartışılmayan “kayıt dışı ekonomi” konusu, Türkiyede muhtemel önümüzdeki on yıllara da damgasını vuracağa benzemektedir Kayıtdışı ekonomi; resmi kayıtlarda görünmeyen ve geleneksel istatistiki yöntemlerle Milli Gelir hesaplarına dahil edilmeyen faaliyetler olarak tanımlanmaktadır Bir başka ifade ile, kayıtdışı ekonomi belgelendirilemeyen yani gizlenen ekonomidir Bu gizlemenin bir kısmı vergi, sosyal güvenlik, kamusal düzenlemeler vs gibi ek maliyet unsuru oluşumlardan kaçma amacıyla gerçekleşirken, bir diğer kısmı faaliyetin özünde yasalara aykırılık olmasındandır Tanımdan da anlaşılacağı gibi kayıt dışı ekonomi özü itibariyle ikili bir tasnife tabi tutulur: Enformel Ekonomi ve Yer altı Ekonomisi Enformel ekonomi; devletin kontrol ettiği, formel ekonominin dışında kalan üretim ve değişim ilişkilerinin tümünü kapsamaktadır Sosyal güvenliğin ve vergilendirmenin olmadığı bu sektördeki faaliyetler genellikle geleneksel küçük ölçekli ekonomik faaliyetleri içermektedir Enformel sektörü formel sektörden ayıran en önemli fark “korumasız” olmasıdır Beyan dışı ekonomik faaliyetler denildiğinde; yasal ekonomik faaliyetler alanında yürütülen, fakat kısmen (bazı sektörlerde büyük kısmı) vergi idaresine beyan edilmeyen gelir unsurlarından oluşan ekonomik yapı anlaşılmaktadır Kayıtdışı ekonominin ikinci önemli ayağı yer altı ekonomisi faaliyetleridir Yeraltı ekonomisi, yasalara aykırı faaliyetlerden oluşan ekonomik sektördür Yeraltı ekonomisi faaliyetleri içerisinde incelenen birinci sektör, üretim ve dağıtım yöntemlerinin yasalara aykırı olarak biçimlendiği illegal sektör, diğeri ise kriminal sektördür Kayıtdışı istihdam ise, kayıtdışı sektörde kendi hesabına ve/veya ücretli olarak çalışan, faaliyetleri istatistiklere yansımayan yada tam olarak hesaplanamayan istihdam şeklidir Enformel sektör, resmi olarak kayıtlı olmayan üreticiler veya çalışanlardan, formel sektörde kayıtlı olmadan çalışanlara kadar geniş bir faaliyet alanını kapsar Formel sektörde çalışanlar; ücret düzeyi, çalışma koşulları, sendikalar ve/veya devletin çalışma hayatındaki düzenlemeleri ile koruma altına alınmışlarken, enformel faaliyetler yasal ve kurumsal çerçevenin dışında yer almalarından dolayı sosyal koruma mekanizmalarından yararlanamayan, pazarlık gücü olmayan çalışanlardan oluşmaktadır Kayıt Dışı Ekonominin Etkileri Kayıt dışı ekonominin ülke ekonomisine olan etkileri konusunda çok farklı ve aynı zamanda birbirine zıt görüşler öne sürülmüştür Konu ile ilgili çalışan tüm uzmanlar yer altı ekonomisi ile ilgili etkiler konusunda aynı görüşte iseler de, enformel ekonomi konusunda farklı görüşler hakimdir Özellikle gelişmekte olan ülkeler için enformel ekonomi konusunda çok radikal söylemlere de rastlamak mümkündür Örneğin, Dünya Bankasının son raporlarında sürekli olarak gündeme gelen “yoksulluk” sorunu doğrultusunda enformel ekonominin, yoksulluk sorununa geçici bir çözüm olacağı vurgulanmaktadır Aynı şekilde Uluslar arası Çalışma Örgütünün (İLO) raporlarında da enformel ekonomi konusuna gönderme yapılarak, gelişmekte olan ülkelerde kalkınma politikalarında enformel sektör girişimciliğinin önemine işaret edilmektedir Bu tespitlerden bir kısmı ülkemiz açısından da geçerli olmakla beraber, kayıt dışı ekonominin Türk ekonomisine olumsuz etki yarattığı bilinmektedir Kayıt dışı ekonominin en önemli olumsuzluğu, devletin saygınlığına gölge düşürmesidir Devletin, vatandaşlarının refahını yükseltmeye ve onları korumaya yönelik uygulamaya koyduğu kurallar ihlal edilmekte ve/veya yok sayılmaktadır Bu durum, toplumsal huzurun sağlanması karşısında önemli bir tehlikedir |
|

