|
|
||
![]() |
Atatürk ün ölçme Birimlerine Getirdiği Yenilikler Hit: 2126 Tarih: 2010-10-31 Ekleyen: cerosh |
|
»11. Sınıflar T.c. Inkılap Tarihi Ve Atatürkçülük 1. ünite ölçme Ve Değerlendirme Cevapları »19 Mayıs Atatürkü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı Ile Ilgili özlü Sözler »24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ PROGRAMLARI - 10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA PROGRAMI KONUŞMASI »8. Sinif Inkilap Tarihi Atatürkcülük çk Cevaplari Sayfa (100-116) »8.sınıf Inkılap Tarihi Ve Atatürkçülük Soruları »Anlamlı Atatürk Ile Ilgili şiirler Istiyorum »Arkadaşlar Atatürk'le Ilgili Şiirler Lazım Kaynaklı »Atatğrk'ün Beden Eğitimi Ile Ilgili Sözleri »Ataturk Ogretmen Olsa Nasil Bir Ogretmen Olurdu »Ataturk Ogretmen Olsaydı »Ataturk Un Hayatında Onemlı Evreler Nelerdır »Ataturk Un Matematik Alaninda Ulkemize Getirdigi Yenilikler »Ataturk Un Ogretmenlerle Ilgili Sozleri Ve Dusunceleri »Ataturku Altinla Satin Almak Isteyen-maresal | Atatürk ün ölçme Birimlerine Getirdiği YeniliklerGünümüzün bilim ve teknolojisinin bel kemiği olan matematik, kendine özgü doğulara, yanlışlara ve dile sahiptir Bir dile sahiptir diyorum çünkü, sadece matematik ile yakından ilgilenenlerin anlayabileceği veya "üçgen, kare, dikdörtgen, çember, daire vb" gibi herkesin yakından bildiği terimler ve çeşitli sembolik gösterimlere sahiptir matematik Hiç düşündünüz mü, nereden geliyor bu terimler? Kim, neden üç kenarı olan kapalı eğriye üçgen adını vermiş diye Bu konu üzerine bir araştırma yaptığınızda karşınıza çıkacak tek isim vardır ki O da şüphesiz önünde saygıyla eğildiğimiz, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'tür Cumhuriyetten önce çeşitli okullarda okutulmuş bir matematik kitaplarını incelerseniz; içlerinde Arap harfleriyle yazılmış formüller; müselles, murabba veya hatt-ı mümas gibi günümüz matematiğinde bir anlam ifade etmeyen bir çok terim görürsünüz Günümüzde Atatürk sayesinde kullandığımız terimlere baktığımızda, bu eski Arapça terimlerin anlaşılmasının ve hatırlanmasının ne denli güç olduğuna siz de hak verirsiniz elbet Bir düşünün "Müsellesin sathı yatalay, dikeley zarbının müsavatına müsavidir" Cümlesinden ne anlıyorsunuz? Belki anneanne ve dedelerimiz bize bu cümle içinden bir kaç kelimeyi günümüz Türkçe'sine çevirebilir ama bir çoğunuz gibi ben de bu cümleyi ilk okuduğumda hiç bir şey anlamamıştım Oysa bu cümle "üçgenin alanı, tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir" Demektir Belki sadece bu cümledeki kavram anlaşılmazlığı bile bize Atatürk'ün bu konuda matematiğe ve dolayısıyla diğer ilimlere ne denli değerli bir çalışma bıraktığını anlamamız için yeterli olacaktır Mesela, Müselles sözcüğünü ele alalım Müselles Arapça 'sülüs' sözcüğünden türetilmiştir Arapça'daki sülüs ile müselles sözcüklerinin arasındaki ilişkiyi kavrayabilmek, Arapça bilmeyenler için oldukça zordur Üç'ün yanına 'gen' getirirsek üçgen sözcüğü oluşur Bu müselles sözcüğünden daha kolay anlaşılmaktadır Atatürk'ün matematik dünyasına kazandırdığı diğer bazı terimlerden de şöyle örnekler verebiliriz; Sülüs sözcüğünün Türkçe'de karşılığı 'üç' kelimesidir Yeni İsmi Bölen Bölme Bölüm Bölünebilme Çarpı Çarpan Çarpanlara Ayırma Çember Çıkarma Dikey Limit Ondalık Parabol Piramit Prizma Sadeleştirme Pay Payda Teğet Alıntı: Eski İsmiMaksumunaleyh Taksim Haric-i Kısmet Kabiliyet-i Taksim Zarb Mazrup Mazrubata Tefrik Muhit-i Daire Tarh Amudi Gaye Aşar'i Kat'ı Mükafti Ehram Menşur İhtisar Suret Mahrec Hatt-ı Mümas Bu Arapça kökenli kelimelerle matematik yapmanın ve yapılanların ne ifade etmek istediğini anlayarak çağdaşlık yolunda ilerlemenin ne denli zor ve zahmetli olacağını anlatmaya gerek olmasa sanırım Atatürk'ün bulduğu bu ve bunlar gibi bir çok terimler günümüzde hala geçerliliğini korumakta ve matematiği bizler için daha anlaşılır kılmaktadır Atatürk bu terimlerin yer aldığı 1937 yılında yayımlanan bir de geometri kitabı yazmıştır Bu kitapta kullanılan yeni terimler ayrıntılarıyla açıklanmış ve üzerlerine örnekler de verilmiştir Bu kitap geometri öğretenlere ve bu konuda bilgi edinmek isteyenlere kılavuz olarak Kültür Bakanlığınca yayınlanmıştır Mustafa Kemal bu geometri kitabını yazarak matematiğe daha anlaşılır yeni terimler kazandırmak isteğini Sivas'ta girdiği bir geometri dersinde ortaya koymuştur Atatürk 13 Kasım 1937 tarihinde Sivas'a gitmiş ve 1919 yılında Sivas kongresinin yapıldığı lise binasında bir geometri (o zamanki adıyla hendese) dersine girmiştir Bu derste öğrencilerle konuşmuş ve geometri üzerine çeşitli sorular yöneltmiştir Ders esnasında eski terimlerle matematik öğreniminin ve öğretiminin zorluğunu bir kez daha saptayan Atatürk "Bu anlaşılmaz terimlerle bilgi verilemez Dersler Türkçe terimlerle anlatılmalıdır" Diyerek bu konudaki kesin yargısını açıkladıktan sonra, dersi kendi buluşu olan Türkçe terimlerle ve çizimleriyle anlatmıştır Bu sırada derste Pisagor teoremini de çözümlemiştir Elbette ki, matematik ve geometri bilgisi yeterli olmayan bir insanın bilimsel ve dolayısıyla toplumsal açıdan bu denli önemli bir çalışmayı ortaya çıkararak nesiller boyu kabul edilebilir bir forma sokması mümkün değildir Böylece Atatürk sadece siyasi ve idari alandaki dehasıyla değil, sayısal dünyadaki üstün başarısıyla da karşımıza çıkmış oluyor Sizin de gördüğünüz gibi Atatürk�ün yaşamında matematiğin önemi bugüne kadar bildiğimiz veya ilkokullarda öğrenmiş olduğumuz gibi matematik öğretmeninin ona "Kemal" ismini vermesinden çok ötedir Matematiğin bilimsel gelişme acısından anlaşılır bir dilde öğretilmesi gerektiği düşüncesi ve bu konudaki çalışmaları sayesinde bize kazandırdığı onca güzelliğe bir yenisini daha eklemiştir Umarım bu yazıyla birlikte onun başlattığı bilimsel gelişme arzusunun bizler için de ne kadar gerekli olduğunu hatırlar ve bunun yanında sade ve anlaşılır bir dile sahip olmanın bir toplumda her alanda ne denli gerekli olduğunu daha iyi anlamış oluruz |
|

