|
|
||
![]() |
Atatürkün Topluma örnek Davranışları Hit: 2060 Tarih: 2010-04-06 Ekleyen: ben |
|
»11. Sınıflar T.c. Inkılap Tarihi Ve Atatürkçülük 1. ünite ölçme Ve Değerlendirme Cevapları »19 Mayıs Atatürkü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı Ile Ilgili özlü Sözler »24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ PROGRAMLARI - 10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA PROGRAMI KONUŞMASI »8. Sinif Inkilap Tarihi Atatürkcülük çk Cevaplari Sayfa (100-116) »8.sınıf Inkılap Tarihi Ve Atatürkçülük Soruları »Anlamlı Atatürk Ile Ilgili şiirler Istiyorum »Arkadaşlar Atatürk'le Ilgili Şiirler Lazım Kaynaklı »Atatğrk'ün Beden Eğitimi Ile Ilgili Sözleri »Ataturk Ogretmen Olsa Nasil Bir Ogretmen Olurdu »Ataturk Ogretmen Olsaydı »Ataturk Un Hayatında Onemlı Evreler Nelerdır »Ataturk Un Matematik Alaninda Ulkemize Getirdigi Yenilikler »Ataturk Un Ogretmenlerle Ilgili Sozleri Ve Dusunceleri »Ataturku Altinla Satin Almak Isteyen-maresal | Atatürkün Topluma örnek DavranışlarıAtatürk'ün askeri dehası, devlet adamlığı, bir ülkeyi kurtaran Büyük Önder ve Başkumandan olması vasıflarının yanı sıra Atatürk'ün bir insan olarak ön plana çıkan önemli özellikleri vardı. Atatürk'ün yakın arkadaşı, TBMM'nin Gaziantep vekili Kılıç Ali Paşa, Atatürk'ün kişiliğini şöyle özetlemiştir: "Atatürk, çok müşfik, çok ince, çok vefakar bir adamdı. Vefasızlara, vefasızlıklara karşı son derece gücenir ve üzüntü duyardı. Yakınlarının, sevdiklerinin hususi, hatta ailevi dertlerini dinler, adeta bir baba şefkatiyle onlara çareler arar, teselli ederdi. İnsan onun huzuruna çıkarak dertlerini döktükten sonra rahatlar, kalbi huzur dolarak, büyük bir ferahlık içinde yanından çıkardı." Atatürk, hiç kimsenin, hatta düşmanlarının bile ıstırabına, sıkıntı çekmesine asla tahammül ve müsaade etmezdi. Atatürk çok sabırlı bir adamdı. Bazen sofrasında, kendisiyle davetlileri arasında, mebuslarla, arkadaşlarıyla mücadele şekline dökülen öyle münakaşalar olurdu ki, onun müsaade ve müsamahasından cüret alınarak gösterilen taşkınlıklara sabır ve tahammül gösterebilmek için, ancak ve ancak Mustafa Kemal olmak lazımdı. Bu sabır ve tahammül ona mahsus, ona yakışan bir meziyetti. Atatürk, ikiyüzlü, riyakar, dalkavuk insanlardan hoşlanmazdı. Hiç kimsenin gammazlık etmesine, yahut birbiri aleyhinde dedikodu yapmasına ve bu kabil bayağılıklara müsamaha etmezdi. Onun huzurunda şu veya bu, filan veya falan aleyhinde dedikodu yapmak kimin haddiydi? Böyle bir hal vukua geldiği takdirde, bir punduna getirir, derhal o iki insanı yüzleştirirdi |
|

