ANA SAYFA   ÖDEV EKLE   İLETİŞİM   EN YENİLER   DERS SİTESİ   TOP 100   YGS Puan Hesaplama   KIZ OYUNLARI   Şimdi 40 Kişi Ödevde
 
 
          Ödev Ara                    
 
Oyunlar
çok Sesli Bir Ziyaret - özet
Hit: 468      Tarih: 2010-04-07       Ekleyen: wild bat
odevindir »(ÇOK ACİL) Fotoğraftaki Yazı Tipinin Adı
»1.sınıf Ara Tatil ödevi-2(38 Sayfa-çok Hoş)
»9. Sınıf Kimya Notları Kitabın Başından Sonuna Kadar çok Yararlı
»Anlamlarına Göre Sözcükler(gerçek-mecaz-terim)çok Renkli
»Aritmetik Ortalama(çok Hoş)
»Atatürk Kitapları Atatürkle Ilgili Birçok E Kitap
»Avrupada En çok Kullanılan Antivirüs Programı..
»Basit-Bileşik Kesirler(çok Hoş)
»Benim Derslerim çok Iyi Değil Ama Kardeşlerim çok çalışkan Neden
»Bir Küçük Osmancık çok Kısa özeti
»Bir Olayın çok Boyutluluğunu Fark Etme Nasıl Olur
»Büyük Boyutlu Dijital Fotoğraflarınızı Gözden Geçirmek çok Vaktinizi Alıyorsa, çok çe
»ç Sesi çok Hoş Bir Slayt(kelimeler)
»çevremizde Yaşadığımız Bir Olay Neden Birçok Kişiyi Etkiler
»çevreye En çok Zarar Veren Doğal Afetler

çok Sesli Bir Ziyaret - özet

Yirmi yıldır görmediğim bir arkadaşımın adresini telefon rehberinde bulunca, büyük bir sevinçle ziyaretine gidiyorum. Evlenip çoluk çocuğa karışmış ve iyi bir iş kurup Ankara'nın merkezinde lüks bir villâ yapmış kendine.

Aslan heykelleri arasında yer alan kapılarını çaldığımda, cümbür cemaat kar­şılıyorlar beni.


Arkadaşımla sarmaş dolaş olduktan sonra ayakkabılarımı çıkartırken, karşılama ekibinde yer alan her boydan 3-4 çocuk, neşeli kahkahalarla alkışlıyorlar beni. Gösterilen yakın ilgiden dolayı tüylerim ürperiyor, kendimden geçiyorum.



"Demek ki şöhretim Marmara Bölgesinin sınırla­rını da aşmış" diye kasılırken, arkadaşım giriş kapısının üze­rine tüneyen renkli kuşları gösterip:



— Amma kısmetli adammışsın yahu, diye tebrik ediyor beni. Daha içeri girer girmez devlet kuşu kondu kafana.


O an fark ediyorum, başıma yukarıdan bir şeyler damladı­ğını. Ve çocukların beni neden alkışladığını. Kuşların işi tabi ki. Dörtte biri peşin, gerisi de altı ay taksitle sahip olabildiğim yeni elbisem de nasibini almış, o yeşil ve cıvık damlacıklar­dan.


Arkadaşım:


— Herkes böyle şanslı değildir, diyor. Yakında köşeyi dö­neceksin herhalde.

Ben, duyduğum mahcubiyetten dolayı köşeyi değil, en kı­sa yoldan eve dönmek istiyorum ama ne mümkün?



Biraz ön­ce çıkarttığım ayakkabılarım her nedense kaybolmuş ortalık­tan. Hiçbir şey olmamış gibi cebimden kağıt mendil çıkartıp kuşların marifetini temizlerken, arkadaşım yan odaya sesle­nip:


— Herküüül!.. diye bağırıyor. Amcana terlik getir baka­yım.

Ben, bu değişik ismi taşıyan yeğenimle tanışmaya hazır­lanırken, boyum kadar bir köpek hırlayarak giriyor içeri. "Jaws"ı bile kıskandıran dişleri arasında da delik deşik olmuş iki adet terlik- .Getirip ayaklarımın dibine bırakıyor pat diye.


Arkadaşım, zevkten dört köşe vaziyette. Hayvanın sırtını sıvazlarken:


— Herkül çok iyi terbiye edilmiştir, diyor. Bir Alman poli­sinden satın almıştım. Meselâ bir işaret yapsam, anında kuş ­başı gibi parçalar seni.

Söyledikleri şaka mıdır, ciddî midir bilmiyorum ama, bir titremektir alıyor beni. Dizlerimin bağı bir anda çözülüyor, iliklerime kadar ürpertiler kaplıyor her yanımı.


Herkül, tüylü pençesini omzuma atmış vaziyette soluyup dururken, uslu çocuklar gibi çıt çıkarmadan giyiyorum, onun salyalarıyla ıs­lak çamaşıra dönmüş terlikleri.


Köpek, vazifesini tamamlayınca defolup gidiyor başımdan. Derin bir nefes alıyor ve ister istemez yeni elbisemle ona uy­gun renkteki çoraplarımın nasıl temizleneceğini düşünüyo­rum.


Korkudan ayakta duracak hâlim bile kalmadığı için ken­dimi en yakındaki kanepeye atarken, gerideki yastıklardan birine dayanmak için arkama çekiyorum en tüylü olanını.



Yastığa el atar atmaz, müthiş bir miyavlamayla aklım başım­dan gidiyor. Yastık diye çekelediğim şey, en sivri tırnaklısın­dan bir Siyam kedisi. Mübarek hayvan, herhalde kuyruğun­dan çekilmeye alışık olmadığından, tarla sürer gibi boydan



boya tırmalıyor elimi. Biraz önce beni alkışlayan veletlerden korkunç bir tezahürat daha yükseliyor, millî takım sanki gol atmış gibi. Arkadaşımın aldırdığı bile yok.


— Hiç önemli değil, diyor. Siyami uğurlu bir kedidir, şans getirir.


Kedi tırmığının şans getirip getirmediğini pek bilemiyorum ama, kan getirdiği muhakkak. Daha önce bir Fredy'de gör­müşüm öyle korkunç tırnakları, bir de Siyami adını verdikle­ri bu canavar kedide. Her tırnağın açtığı iz, diğerinden derin.


Arkadaşım:


— Hazır fırsat çıkmışken, sana Sivas'tan getirdiğim dok­tor balıkları göstereyim, diyor. Kanayan elini gör bak nasıl te­davi edecekler.

Arka arkaya geçirdiğim felâketlerden sonra yerimden kal­kacak kuvveti bulamıyorum kendimde. Ama kazayla Her-kül'ü çağırır diye kıramıyorum bu nâzik teklifini. Hep beraber bitişik odaya geçiyoruz. Yanyana sıralanan 4-5 adet akvar­yumda yüzlerce balık, hepsi de bir diğerinden harika.


Arka­daşım, çocuklara dönerek:


— Amcanızın elini iyileştirin bakalım, diyor. Biliyorsunuz, kediden siz mesuldünüz.

Çocuklar, şeytanca bakışıp göz kırpıyorlar birbirlerine. Ol­dukça şımarık yetişmiş veletler. Belli ki bir dedikleri iki olma­mış.


Evin dışında tek başlarına yakalayabilsem, göstereceğim onlara hayvan sevgisinin ne demek olduğunu. Neyse, yine birlikte gidiyoruz akvaryumların yanına.


Gömleğimin kolunu dirseğime kadar kıvırdıktan sonra, elimi çocukların gösterdi­ği akvaryuma sokuyorum. Sivas’taki doktor balıkları daha önceden televizyonda da görmüşüm ama, bu balıklar her nedense benzemiyor onlara. Gözleri, çocukların gözleri gibi hâ­in hâin bakıyor sanki.


Elimin kanı akvaryumdaki suya yayı­lır yayılmaz, balıklar birden kudurup aç kurt sürüleri gibi sal­dırıyorlar yaralı elime. Her biri, ağızlarına lâyık bir parça ko­partma sevdasında. Korkudan attığım çığlık, çocukların neşe­li çığlıklarına ve alkışlarına karışıyor.


Arkadaşımın kafası fe­na bozuluyor bu sefer.


— Hayvan herifler, diye bağırıyor onlara. Geçenlerde aynı şakayı amcanıza da yaptınız. Size kaç defa söyledim, Piranha'larla şaka olmaz diye.



"Piranha" lâfını duyunca, yine fenalıklar geliyor içime. Gözlerim kararıyor, dizlerim doksanlık ihtiyarlar gibi tutmaz oluyor. Elim, o gözü dönmüş canavarlar tarafından bir kevgir gibi dişlendiği için, eskisinden de fena durumda. Neyse, ok­sijenli suyla temizleyip sarıyoruz bu sefer.


Yastıkları tekrar tekrar kontrol ettikten sonra, yine sedire atıyorum kendimi, bir an önce kalkıp gidebilmenin hesaplarını yaparak. Karşım­daki şöminenin önünde koca bir ayı postu, kafası da bana dö­nük.


Nereye gitsem, gözlerini bana çeviriyor sanki, ha kalktı ha kalkacak yerinden. Korkumdan sormaya bile cesaret ede­miyorum, "bu ayı neyin nesidir" diye. Arkadaşım, bu arada fakültedeki büyük oğluyla tanıştırıyor beni.



Çocuk, maşallah semiz mi semiz bir şey. İsmi de Yusuf. Sekiz kilo üç yüz gram olarak dünyaya geldiği için, babası da eski cihan pehlivanı­mız Koca Yusuf'tan almış ismini. Gece gündüz halter çalışı­yormuş yavrucak. Tokalaşırken, sağlam kalan elimi de o be­ceriyor bir hamlede ve arkadaşıma dönüp:



— Baba, diyor. Benim kobra yılanımı gördün mü? Biraz önce bu kanepenin altındaydı.



Bir anda kangurular gibi fırlıyorum, timsah derisiyle kap­lı kanepeden, "Önemli bir randevum vardı, unutmuşum" di­yerek.



Yine çoluk çocuk uğurluyorlar beni. Arkadaşım, kapı ağ­zında zevkle bağırıyor:



— Herküül!.. Amcanın ayakkabılarını getir bakayım, diye. Bayramlık ayakkabılarım anında geliyor; sekiz yerinden dişlenmiş ve yarıya kadar salyayla dolmuş vaziyette. Eve gir­diğim sırada onların nereye kaybolduğunu anlıyorum birden.


Herkül, ayakkabılarıma son bir hava deliği daha açtıktan sonra dişlerini gösterip hırlarken, Siyami de güneşte ışılda­yan tırnaklarıyla keyifli keyifli el sallayarak gösteriyor, bana olan sevgisini. Ve alkışları devam ediyor çocukların: "Gider­ken de devlet kuşu kondu başına" çığlıklarıyla birlikte.
İlişkili Etiketler

»8-sinif-turkce-calisma-kitabi-cok-sesli-bir-ziyaretin-etkinlikleri / »Sesli-goruntulu-yavas-kurani-kerim-dinle / »Cok-sesli-bir-ziyaret-metni-etkinlik-cevaplari / »Sinif-sesli-konu-anlatimi / »7-ci-sinif-matematik-sesli-konu-anlatim / »Cok-sesli-bir-ziyaret-oykusu /
odevindir Ana Sayfam Yap Sık kullanılanlara ekle çok sesli bir ziyaret - özet Paylaş

Odevindir