|
|
||
![]() |
Enerji Tasarrufu Nedir? Afişler Hit: 9059 Tarih: 2010-04-07 Ekleyen: admin |
|
»Bir Diş Macunu Kabını Nasıl El Fenerine Dönüştürebilirim »Çevremizde Bulunan Enerji Kaynakları Nelerdir? »Çevremizde Bulunan Enerji Kaynakları Nelerdir? »çevreyi Kirletmeyeen Enerji Kaynakları Doğa Dostu Enerji »Deniz Feneri Nasıl Yapılır »Elektrik Enerjisi Isıya Dönüşür »Elektrik Enerjisi Nasıl Depolanır »Elektrik Enerjisi Nasıl Elde Edilir? »Elektrik Enerjisi Nedir Ne Demektir? »Elektrik Enerjisini Depolama Yöntemleri »Elektrik Ve Nükleer Enerji »Enerji Akışı »Enerji Dönüşümleri Ve Öz ısı »Enerji Kaynakları Haritası | Enerji Tasarrufu Nedir? AfişlerAynı işi daha az enerji
kullanarak yapmaktır.
Enerji
tüketimimizin %82 ’si ısıtma için kullanılmaktadır. Isı yalıtım önlemlerinin
alınması ile bu kayıplar azaltılabilir. Binaların yalıtımı ile %25 den %50’ye
varan yakıt tasarrufu sağlanması mümkündür. Enerjinin fazla kullanılması sonucunda; Ekonomik üretim ana unsuru olan
ve hayat kalitemizi iyileştiren enerjinin kullanımından vazgeçemeyeceğimize
göre Dünya'da enerji tüketiminin bu
şekilde devam etmesi durumunda 2020 yılında fosil yakıt kaynaklarının yarısının
tüketilmiş olacağı tahmin edilmektedir. Fosil kaynaklar, sadece yakıt olarak
değil aynı zamanda başta ilaç olmak üzere kimya sektöründe pek çok alanda
kullanılmaktadır. Bu yönü ile de korunması en azından tüketiminin azaltılması
önemlidir. Kömür veya petrol gibi fosil
yakıtların yanması sonucu, daima CO2 oluşur. Yapılan ölçümler milyonlarca
yıldır 180-280 ppm arasında değişen CO2 seviyesinin
günümüzde 360 ppm seviyesine çıktığını
göstermektedir. Karbondioksit diğer sera gazlarına göre %55'lik bir oranla,
doğal sıcaklık dengelerinin bozulmasında en büyük etkiyi yaparak Küresel Isınma'ya neden olmaktadır. Küresel Isınma'nın
oluşumunda Sera Etkisi'nin rolü büyüktür. "Sera Etkisi"ni, güneşten
gelen kısa-dalga ışınlarının geçmesine izin veren gaz tabakasının, dünya
üzerinden yansıyan uzun-dalga ışınlarının büyük bir kısmını tutması sonucu
meydana gelen atmosferik dengesizlik olarak kısaca açıklayabiliriz. Atmosfere atılan diğer sera
gazları ise CO, SO2, NOx gibi zehirli gazlar ve
radyoaktif maddelerdir. Termik santrallarda, sanayide
ve binalarda yakıt olarak kömür kullanıldığında, bu kirlilik etmenlerinin yanısıra kül de açığa çıkar. Kül civa,
kurşun, arsenik ve kadmiyum içermesi nedeniyle yüksek oranda kirletici etkiye
sahiptir. Fosil yakıtların bu şekilde
kullanılmaya devam edilmesi durumunda, aşırı kuraklık, deniz seviyesinde
yükselme sonucu su baskınları, fırtınalar ve ultraviyolenin artması gibi
küresel değişmeler sonucu, doğanın ekolojik dengesinin
bozulması kaçınılmazdır. 1970'li yıllarda yaşanan petrol
krizi sonrasında enerji konusuna ilgi artmış ve enerji tasarrufu konusu gündeme
gelmiştir. Enerji tasarrufu yapmak aile
bütçesi için önemlidir. Enerjiyi verimli kullanırsak faturalara daha az para
öderiz. Enerji tasarrufu devlet bütçesi için de çok önemlidir. Kullandığımız
enerjinin yaklaşık %60'ını başka ülkelerden alıyoruz ve ödemeyi döviz olarak
yapıyoruz. Enerji Verimliliği Nedir? Enerji verimliliği, tüketilen
enerji miktarının, üretimdeki miktar ve kaliteyi düşürmeden, ekonomik
kalkınmayı ve sosyal refahı engellemeden en aza indirilmesidir. Daha geniş bir biçimde enerji
verimliliği; gaz, buhar, ısı, hava ve elektrikteki enerji kayıplarını önlemek,
çeşitli atıkların geri kazanımı ve değerlendirilmesi veya ileri teknoloji ile
üretimi düşürmeden enerji talebini azaltması, daha verimli enerji kaynakları,
gelişmiş endüstriyel süreçler, enerji geri kazanımları gibi etkinliği artırıcı
önlemlerin bütünüdür. Enerji verimliliğinde en önemli
faktör enerji tasarrufudur. Genellikle enerjinin az kullanılması, iki ampulden
birinin söndürülmesi şeklinde algılanmakta olan enerji tasarrufu, aslında
enerji atıklarının değerlendirilmesi ve mevcut enerji kayıplarının önlenmesi
yoluyla tüketilen enerji miktarının, kalite ve performansı düşürmeden en aza
indirilmesidir. Enerji tasarrufu iki biçimde gerçekleştirilmektedir. Birincisi,
doğrudan enerji tasarruf eden ev, araba ve diğer son teknolojileri kullanmak;
alışkanlıkları ve günlük davranışları enerjiyi daha verimli kullanacak biçimde
düzenlemek gibi somut önlemlerden oluşmaktadır. İkincisi ise, dolaylı enerji
tasarrufu olup mevcut malların daha uzun süre kullanılmasını sağlayarak yeni
malların üretimini azaltmak; enerji tüketimini minimize edecek biçimde yerleşim
yerlerini düzenlemek, enerjiyi daha az tüketen teknolojiler kullanmak,
ekonomide doğrudan materyal tüketiminin olmadığı etkinliklere geçiş yapmak gibi
önlemlerdir. Neden Enerji Verimliliği? Enerji, hayatımızın her yönünü
etkilemektedir: bize ışık, ısı, ulaşım ve diğer araçlar için yakıt sağlar.
Ancak, bugün, enerji tedarikimizin güvenliği ve fosil yakıtlardan elde edilen
enerjinin, çevre üzerindeki etkisi konularını her zaman olduğundan daha fazla
düşünmemiz gereken bir dönemdeyiz. Artık hepimiz enerjinin üretim ve
tüketim şeklini değiştirmeye başlamadığımız takdirde geri dönüşü olmayan bir çevre
kriziyle karşı karşıya olduğumuzu anlamış bulunmaktayız; bunun anlamı,
gelecekte yenilenebilir enerji kaynaklarını çok daha fazla kullanmamız ve
enerji verimliliğine daha fazla odaklanmamız gerektiğidir. Ancak, enerjinin akıllıca
kullanılması konusunda mesajın yayılması için daha işin başındayız ve yapacak
çok işimiz var. Hem tüketicilerin hem de sosyal alanda söz sahibi olan
kişilerin, sürdürülebilir enerji üretimi ve kullanımı konusunda ikna edilmeleri
gerekmektedir. Hedeflerimize varmak için birey, toplum,
sanayi temsilcileri veya yetkili kamu kuruluşları olarak hepimizin bu çabaya
katılması gerekmektedir. Enerjinin kapsamını değiştirme yolunda yapılacak olan
en küçük katkı dahi önemsiz olmayacaktır.
Kişi başına
enerji tüketimi yüksek ve enerji yoğunluğu düşük ülkeler arasında yer alan bir
Türkiye için, Enerjide Genel Durum Halen hızlı kalkınma aşamasında olan ülkemizde sanayileşme
faaliyetleri, yeni teknolojilere yönelim, hayat standartlarının yükselmesi ve
artan nüfus, her yıl daha fazla enerji tüketimine neden olmaktadır. 2003 yılı
itibarı ile birincil enerji tüketimimiz 83.3 milyon
ton petrol eşdeğerine ulaşmış ve toplam enerji arzımızın % 70’i ithalat yoluyla
karşılanmıştır. Hızlı talep artışı nedeniyle, 2020 yılında toplam enerji
arzının ancak %22’sinin yerli üretimle karşılanabileceği beklenmektedir. Enerji
kaynakları açısından kısıtlı kaynaklara sahip ve dışa bağımlı konumda olan
ülkemizde, enerji ihtiyacının yeterli, güvenilir ve ekonomik olarak sağlanması
temel hedeftir. Enerjinin verimli kullanımı bu hedefin gerçekleştirilmesinde
kullanılacak en önemli araçlardan birisidir. Enerji Yoğunluğu kavramı gelişmişlik tanımlamasında en
sağlıklı ve doğru parametre olup, birim enerjiden üretilen birim ekonomik değer
arasındaki ilişkidir. Gayri safi yurtiçi hâsıla başına tüketilen birincil
enerji miktarını temsil eden ve tüm dünyada enerji verimliliğinin takip ve
karşılaştırılmasında yaygın olarak kullanılan bir araçtır. Gelişmişlik, az
enerji kullanarak çok ekonomik değer yaratabilmekle ölçümlenebilir. Enerjinin verimli kullanımının sağlanmasında en temel
gösterge enerji yoğunluğunun düşürülmesidir. Ülkemizde kişi başına enerji
tüketimi OECD ülkeleri ortalamasının yaklaşık 1/5 ‘i oranında, enerji yoğunluğu
ise OECD ortalamasının iki katı kadardır. Bugüne kadar yürütülen çalışmalara
rağmen enerji yoğunluğu, düşme eğilimine girmemiştir. Uluslararası Enerji
Ajansı verilerine göre gelişmiş ülkelerde enerji yoğunluğu 0.09-0.19 arasında
iken, ülkemizde 0.38 olması ve azalma eğilimi göstermemesi bu konunun ciddi
olarak ele alınması gereğini ortaya koymaktadır. Sadece bu rakam bile,
Türkiye’nin enerji verimliliğinin artırılması konusunda yapılabilecek çok şey
olduğunu göstermektedir.
Ülkemizin AB uyum sürecindeki
yükümlülükleri açısından bakıldığında bu konu ayrı bir önem arz etmektedir. 2003
yılında hazırlanan Katılım Ortaklığı Belgesi’nde, enerji verimliliği konusunda
mevzuat uyumunun sağlanması ve enerji tasarrufuna yönelik uygulamaların
geliştirilmesi kısa vadeli öncelikler arasında yer almıştır. Tasarruf Potansiyeli Ülkemizde, enerjinin yoğun kullanıldığı sektörlerde %20-30
dolayında enerji tasarruf potansiyeli olduğu bilinmektedir. (Sanayi ≥
%20, Bina ve Hizmet ≥ %30, Ulaşım ≥ %20) % 15’lik elektrik tasarruf
potansiyeli geri kazanıldığında 6,5 milyar YTL’lik doğal gazlı santral yatırımı
önlenebilir. Yılda 3,0 milyar USD’lık doğal gaz ithal
edilmeyebilir. Binaların ve işletmelerin ısıtma ve soğutmasında % 35 ve
ulaşımda % 15 tasarruf sağlandığında yılda 1,4 milyar USD’lık
petrol ve doğal gaz ithal edilmeyebilir. Hedef Enerji Verimliliği Kanunu ile Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı tarafından belirlenen hedef, Türkiye'nin enerji yoğunluğunu 2020
yılına kadar %15 azaltmaktır. Bu hedef, aynı enerji ile daha fazla üretimin
önünü açacak, enerji yatırım ihtiyaçlarımızı ve ithalat bağımlılığımızı
azaltacak, ayrıca temiz çevrenin korunmasına önemli katkılarda bulunacaktır. Enerji Verimliliğini Arttırmaya Yönelik Çalışmalar Birçok cihaz, ekipman, bina ve
enerji hizmeti için mümkün en az enerji tüketimi, verimli olmayan ürünlerin
piyasadan çekilmesi amacı ile performans derecelendirmesi ve etiketleme, daha
fazla enerji verimliliği sağlayan ürünler için finans mekanizmaları
oluşturulması ve tüketicinin en verimli ürünler hakkında bilgilendirilmesi
önerilen öncelikler arasında yer alıyor.
Binalarda ve Isıtma-Soğutma Sistemlerinde Enerji
Verimliliği Evlerdeki enerji tüketiminin en büyük kısmı mekân ısıtılması
için harcanmaktadır. Tipik bir evin toplam faturasının %45’i ısıtma-soğutma
için ödenmektedir. Evlerin (veya ofislerin) ısıtılmasına harcanan enerjiden
tasarruf etmek için iç ortam ısısının ortamda muhafaza edilmesi gereklidir. İç
ortam ısısının içerde muhafaza edilebilmesi için, binanın çok iyi yalıtılmış
olması gerekmektedir. Binalarda çatılardan %7, dış duvarlardan %40,
döşemelerden %6 ve kapılardan %17 oranlarında ısı kayıpları olmaktadır. Binanın
yalıtılması ile %50’ye varan oranlarda enerji tasarrufu yapmak mümkündür.
Evlerde ısınmak veya soğumak amacıyla tüketilen enerjiyi
etkin, verimli kullanabilmek için bir dizi bedava veya çok az bir maliyetle
alınacak tedbirler şunlardır: • Duvar ile radyatör arasına alüminyum folyo kaplı yalıtım
levhası koyun. Bu panelleri strafor levha üstünü alüminyum folyo kaplayarak
evde kendiniz de hazırlayabilirsiniz. Aydınlatma Sistemlerinde ve Elektrikli Cihazlarda Enerji
Verimliliği
Aydınlatmada enerji tasarrufu için evlerde alınabilecek
önlemleri şöyle sıralayabiliriz: • Öncelikle doğal günışığından faydalanın. Mobilyalarınızı
günışığının içeri girişini kolaylaştıracak şekilde yerleştirin. Duvarlarınızı
açık renge boyayın. Konutların ortalama elektrik faturalarında açık ara ile en
önemli artış kalemini oluşturan büro ekipmanları da %
50’den fazla enerji tasarrufu potansiyeli oluşturan ürün grubu içerisinde yer
almaktadır. Evlerde tüketilen enerjinin yaklaşık %10-15’i kullanılmadığı halde
prizde takılı kalan cihazlar tarafından tüketilmektedir. 2000 yılında Avrupa
Birliği üyesi 15 ülkede evlerde stand-by sebebiyle tüketilen enerjinin 94 milyar kWh olduğu saptanmıştır. Bu değer 12 adet büyük nükleer
santral veya termik santral üretimine eşdeğerdir. Bir sonraki 10 yılda bu
değerin ikiye katlanacağı öngörülmektedir. Evlerde, ofislerde kullanılan elektronik cihazların
kullandığı enerjiyi en aza indirmek için alınacak önlemler şunlardır:
Ev Aletlerinde Enerji Verimliliği Evlerimizde kullandığımız elektrikli ev aletleri istenilen
hizmet ve konfor seviyesini etkilemeksizin daha az enerji ile kullanılabilir.
Verimli ev aletlerini kullanarak elektrik faturalarında azalma sağlanabilir.
Verimli aletlerin fiyatları benzer modellerinden pahalı olabilir. Bununla
birlikte verimli aletlerin satın alınması esnasında ödenen fiyat farkı daha
sonra elektrik faturalarındaki düşüş ile kullanıcıya geri ödenir.
|
|









