ANA SAYFA   ÖDEV EKLE   İLETİŞİM   EN YENİLER   DERS SİTESİ   TOP 100   YGS Puan Hesaplama   KIZ OYUNLARI   Şimdi 43 Kişi Ödevde
 
 
          Ödev Ara                    
 
Oyunlar
Gatt Nedir?
Hit: 285      Tarih: 2010-03-25       Ekleyen: şeyma
odevindir »Gatt Nedir?

Gatt Nedir?

GATT İngilizce (General Agreement Trade and Tariff) kelimelerinin baş harfleriyle tanınan milletlerarası bir kuruluş. Milletlerarası ticaretin dünya ölçüsünde düzenlenmesi ve dış ticaret politikalarında himayeciliğin kaldırılarak, liberalleşmenin temini gayesiyle, batılı ülkeler İkinci Dünya Savaşından sonra, milletlerarası kuruluşların teşkili için hummalı bir çalışma içine girdiler. Bu maksatla Birleşmiş Milletler içinde öncelikle bir ’Hazırlık Komitesi’ kuruldu. Hazırlık Komitesinin yaptığı çalışmalar sonucu, 1947 yılında Cenevre’de GATT anlaşması imzalanarak geçici uygulama protokolü ile birlikte 10 Ocak 1948’de yürürlüğe konuldu. GATT çok taraflı bir anlaşma olup, 1973 yılı itibariyle 79 devlet bu anlaşmaya katıldı. Bu sayı bugün 90’ın üzerinde olup kuruluşun ilkelerini benimseyen ülkelerin sayısı ise 120’den fazladır. Türkiye bu anlaşmayı resmen 1953 yılında imzaladı. GATT anlaşması, milletlerarası ticaretin düzenlenmesi ve geliştirilmesiyle alakalı hemen hemen bütün konuları içine almıştır: En çok müsaadeye mazhar millet kaidesi, iç vergiler, transit serbestliği, damping ve karşılayıcı vergiler, gümrük kıymeti, ithalat ve ihracat formaliteleri, menşe alametleri, miktar kısıtlamalarının kaldırılması, farksız muamele, sübvansiyonlar, tarife müzakereleri, katılma, ticaret ve gelişme gibi. Bu kadar geniş bir çalışma konusu olan anlaşma metninin şu noktalarda ağırlık kazandığı görülmektedir: 1) Milletlerarası ticaretin gelişmesini engelleyen yüksek gümrük vergilerinin indirilmesi, 2) Gümrük tarifeleri dışında ticareti engelleyen unsurların kaldırılması, 3) Üye ülkeler arasındaki ticari münasebetlerde farklı muamelelerin kaldırılması, 4) Üyeler arasındaki ticari anlaşmazlıklarda GATT’ın arabuluculuğuna baş vurulması. Anlaşma metninde ise şu hedeflere varılmak istendiği belirtilmektedir: 1) Ülkelerin ve milletlerin hayat seviyelerinin yükseltilmesi, 2) Tam istihdamın sağlanması, 3) Dünya kaynaklarından karşılıklı ve tam olarak faydalanılması, 4) Mal üretim ve alış verişlerinin gelişmesi, 5) Ekonomik kalkınmaların desteklenmesi ve sağlanması. Ancak, yapılan toplantılarda gerek az gelişmiş ülkelerle gelişmiş ülkeler arasında, gerekse gelişmiş ülkelerin kendi aralarında ortaya çıkan menfaat çatışmaları, öngörülen hedeflere varmayı güçleştirmektedir. GATT çalışmaları, akit taraflar konseyi tarafından ’Tarife Müzakereleri Komitesi’, ’Ticaret ve Kalkınma Komitesi’, ’Sınai Mallar Komitesi’ ve ’Tarım Ürünleri Komitesi’ gibi organlar ile yürütülmektedir. Tarım ürünleri ticareti çoğunlukla GATT görüşmelerinin dışında bırakılmıştır. Tarımsal destekleme politikaları uygulayan ülkelerin bu alanda koruyucu tedbirler almalarına izin verilmektedir. Gerek çeşitli hizmet işlemleri ve gerekse çok uluslu şirketlere bağlı şubeler arasında yapılan ticaret GATT ilkelerinin dışında tutulmuştur. Giderek yaygınlaşan bir görüşe göre GATT bugünkü himayeci ortamda milletlerarası ticareti serbestleştirme ihtiyacına cevap verememektedir. Müeyyide yetkisi olmayan bir kuruluş olarak başarısı, üye ülkelerin ne ölçüde istekli davrandıklarına bağlıdır. Gelişmekte olan ülkeler, GATT’ın dayandığı serbest ticaret ilkelerini çoğu kez kalkınma çabalarıyla çelişkili bulmuşlardır. GÜMÜŞ; Alm. Silber (n), Fr. Argent (m), İng. Silver. Kimyada simgesi Ag olan, beyaz, parlak, kıymetli bir metalik element. Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,87’dir. Erime noktası 961,9°C, kaynama noktası 1950°C ve özgül ağırlığı da 10,5 gr/cm3tür. Çoğu bileşiklerinde +1 değerliklidir. Ag sembolü Latince argentum kelimesinden gelir. Tarihi: Gümüş çok eskiden beri bilinmektedir. Fakat yine de altın ve bakırdan sonra keşfedilmiştir. Altın az olmasına rağmen, dünyanın her yanına yayılması sebebiyle daha önce kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca tabii halde gümüş az olup, çok derinlerde bulunuyordu. Gümüşün M.Ö. 3100 yıllarında Mısırlılar ve M.Ö. 2500 yıllarında Çinliler ve Persler tarafından kullanıldığı belirtilmiştir. Atina’daki gümüş madenlerine Yunan tarihinde rastlanır. M.Ö. 800 yıllarına doğru gümüş, Nil Nehri havalisinde para olarak kullanılmaya başlanmıştır. Gümüşü ilk olarak Romalıların işlemeye başladıkları iddia edilmektedir. Endüstri ilerledikçe daha karışık ve saf olmayan gümüş filizleri üzerinde çalışılmaya başlandı. Bugün gümüş büyük bir nisbette bakır, kurşun ve çinko istihsalindeki yan ürünlerden elde edilir. Çok nadir olarak da bazı yerlerde sadece gümüş istihsali ile uğraşılır. Bu da çok pahalıya mal olur. Bulunuşu: Çok eskiden gümüş, dünyanın birçok yerlerinde az miktarda bulunan tabii gümüş kaynaklarından elde ediliyordu. Tabii gümüş; saf veya daha çok altın, bakır, civa ve diğer metallerle alaşımlar halinde bulunuyordu. Norveç’te Güney Peru’da, Colorado’da kazılarda işlenmiş büyük külçeler bulunmuştur. 1860’ta sekiz tonluk bir külçe İspanya’da çıkartılmıştır. Gümüş, daha çok yer kabuğuna dağılmış bileşikler halinde bulunur. En çok rastlanan gümüş filizleri argentit (Ag2S) ve gümüş klorür (AgCl) olmaktadır. Arsenik veya antimonla karışmış sülfür filizleri de vardır. Üretim: Gümüş, tarihte birçok usullerle filizlerinden ayrılmıştır. En eski metodlardan biri, kurşunla karıştırma usulüdür. Bu usulde gümüş filizleri veya saf olmayan gümüş ürünleri kurşun veya kurşun filizleriyle basit bir fırında eritilir ve gümüş-kurşun karışımı elde edilir. Buradan da kolay bir şekilde saf gümüş kazanılır. Diğer bir usul de, amalgama metodudur. Çamur haline getirilen gümüş filizleri, tuz ve civayla muamele edilerek, elementel gümüş elde edilir. Bundan başka siyanat usulü gibi birçok gümüş elde etme usulleri geliştirilmiştir. Özellikleri: Gümüş; ışığı çok iyi yansıtan, dövülebilen, sünek bir metaldir. Bir gr gümüşten 2000 m uzunluğunda ince tel çekilebilir. Elektrik sistemde küp ve altıgen olarak kristallenir. Koordinasyon sayısı altı olduğu hallerde, yaklaşık atom çapı 1,444 ansgtrom değerini alır. Atmosferde oksitlenmeye karşı büyük bir mukavemet gösterir. Bakırdan daha zor, altından ise daha kolay oksitlenir. Standart elektrot potansiyeli 0,7978 v. dir. Asitlere ve birkaç organik maddeye karşı aşınmaz. Fakat nitrik asit ve derişik sıcak sülfirik asitte kolayca eritilir. Ayrıca kükürt ve birçok kükürt bileşikleriyle hemen birleşir. Gümüş eşya üzerindeki kararmanın sebebi, havadaki hidrojen sülfür ve yumurta gibi bazı yiyeceklerde bulunan kükürttür. Periyodik tabloda ağır metaller grubu içinde yer alan gümüşün, çoğu özellikleri bakırın özelliklerine benzemekle beraber bakır, çoğu bileşiklerinde iki değerlikli olması ile gümüşten farklıdır. Alaşımları: Saf gümüş kolay paslanmaz. Elektrik ve ısıyı çok iyi iletir. Fakat, çok yumuşak olup, mekanik kuvvete karşı direnci azdır. Ayrıca atmosferde parlaklığını kaybederek donuklaşır. Bu sebepten daha sert diğer metallerle alaşımları halinde kullanılır. Gümüşün kadmiyum ve çinko ile yaptığı alaşımlar, parlaklığını çok daha yavaş kaybeder. Buna antimon ve kalay ilave edilirse, bu parlaklık ve dayanıklılık daha da artar. Gümüşün diğer metallerle yapmış olduğu daha birçok alaşımları vardır. Bunlar endüstride saf gümüşten çok daha fazla kullanılır. Bileşikleri: Gümüş, bileşiklerinde ekseriyetle bir (+1) değerlidir. Bilinen pekçok bileşiğinden önemlileri şunlardır. Gümüş oksit (Ag2O): Gümüş nitrat çözeltisi, sodyum veya potasyum hidroksit ile muamele edilirse, kahverengi bir çökelti meydana gelir. Dayanıklı değildir. 300°C üzerinde ısıtılırsa, tamamen gümüşe dönüşür. Gümüş sülfür (Ag2S): Tabiatta argentit minerali halinde bulunur. Gümüş tuzunun çözeltisi üzerinden hidrojen sülfür geçirmekle elde edilen kararlı bir bileşiktir. Gümüş nitrat (AgNO3): En önemli gümüş tuzudur. Renksiz ağır kristaller teşkil eder. Tıpta dağlamak maksadıyla kullanılır. Siğil tedavisinde çok iyidir. Ayrıca deriyi ve organik maddeleri karartmada tercih edilir. Deriyi kararttığından ’cehennem taşı’ ismini almıştır (Bkz. Cehennem Taşı). Suda ve alkolde kolayca çözündüğünden, birçok gümüş bileşiklerinin elde edilmesinde ilkel madde olarak kullanılır. En çok kullanıldığı yerler; başta fotoğrafçılık olmak üzere, mürekkepler, saç boyası yapımı ve gümüş kaplamacılığıdır. Gümüş siyanür (AgCN): Gümüş tuzuna sodyum veya potasyum siyanürün ilave edilmesiyle meydana gelen zehirli beyaz bir tuzdur. Alkali siyanürlerle kompleks siyanürler teşkil eder. Bu tuzlar da galvanoplastide önemlidir. Gümüş halojenürler: Gümüş klorür (AgCl), gümüş bromür (AgBr), gümüş iyodür (AgI). Gümüş nitrat çözeltisine helojen tuzları ilavesiyle elde edilirler. Hepsi de ışığa karşı hassas olup, fotoğrafçılık endüstrisinde önemli yerleri vardır. Kullanıldığı yerler: Gümüş elektriği çok iyi geçirdiğinden ve kolayca tel haline geldiğinden, elektrik teli olarak kullanılmaktaydı. Fakat nadir bulunması ve kıymeti dolayısıyla, şimdi bu iş için kullanılmamaktadır. Bugün daha ziyade süs eşyası imalinde, ayna yapımında, fotoğrafçılıkta, bazı ilaçlar ve alaşımların hazırlanmasında kullanılır. Bazı gümüş paralar, % 90 gümüş, % 10 bakır alaşımından yapılmıştır. Gümüş eşyada somgümüş (% 92,5 gümüş + % 07,5 bakır) kullanılır. Saf gümüş, aynı zamanda asetikasit, boyalar ve fotoğraf maddeleri elde etmede de kullanılır. Keza toz halinde gümüş, cam ve ahşabı elektrik iletkeni yapmak için yeni seramik tipi kaplama işlerinde kullanılmaktadır. Gümüş zeolitler, acil durumlarda, deniz suyundan içilebilir su elde etmek için kullanılabilmektedir. Gümüş kaplama: Gümüş kaplanacak parçalar, anodu gümüş olan elektrolitik banyoda katoda bağlanırlar. Banyodaki elektrolit, sodyum arjantisiyanit, NaAg(CN)2 veya benzeri bir kompleks gümüş tuzudur. Bu tür elektrolitler diğerlerine, mesela gümüş nitrata (AgNO3) göre kaplanacak yüzeyin daha düzgün kaplanmasını sağlarlar. Ayrıca üst üste birkaç kat kaplama yapılacaksa, her bir kat temizlenip, parlatıldıktan sonra diğer kat kaplanır. Gümüş eşya nasıl temizlenir: Gümüş eşya yüzeyinde kararma meydana getiren gümüş sülfür (Ag2S), çoğu defa bir aşındırıcı toz kullanılarak temizlenir. Bu usulle yüzeyden gümüş aşınması, gümüş ve gümüş alaşımı eşya için pek zararlı görülmemekle birlikte, özellikle gümüş kaplamalar için uygun değildir. Temizleme, kimyasal yoldan basitleştirilerek: 3Ag2S+2Al › Al2S3+6Ag şeklinde ifade edilebilen bir seri tepkimeden istifade edilerek gerçekleştirilebilmektedir. Bunun için şöyle hareket edilir: Suyun litresine bir yemek kaşığı çamaşır sodası ve bir kaşık sofra tuzu katılarak, emaye bir kap içinde hazırlanmış çözelti, kaynar sıcaklığa getirilir. Kabın dibine alüminyum bir tabak konulur. Bunun üzerine her tarafının çözelti içinde kalmasına dikkat edilerek gümüş eşya yerleştirilir. Üç dakika kaynatılır. Sonra gümüşler sıcak suda durulanır. Gümüşler temiz ve parlak hale gelir. Burada elektro kimyasal bir reaksiyon meydana gelmekte, soda-tuz çözeltisi elektrolit vazifesi yapmaktadır. Gümüş standardı: Altın standardı gibi, temel para biriminin gümüşle tanımlandığı bir para sistemidir. Bu standarda göre, diğer paralar, istendiğinde, hiç bir kısıtlamaya gidilmeden gümüşe çevrilebilir. Keza gümüş sikke basımı, gümüşün serbestçe ithal ve ihraç edilebilmesi mümkündür. Ancak dünyada gümüş standardı uygulayan hiçbir ülke kalmamıştır.
İlişkili Etiketler

odevindir Ana Sayfam Yap Sık kullanılanlara ekle gatt nedir? Paylaş

Odevindir