|
|
||
![]() |
Islamiyetin Kabulunden Sonraki Türk Edebiyatının Genel özellikleri Hit: 66 Tarih: 2011-12-27 Ekleyen: medussa |
|
»Allah - Mustafa İslamoğlu »Astronomi Ile Ilgili çalişma Yapan Türk Islam Bilginleri - Tarih Sıralaması »Atatürkün Islamiyetle Ilgili Sözleri »Batıcılık Osmancılık Islamcılık Türkcülük Ortaya çıkış Sebepleri,amaçları,temel Düşünceleri Ve Temsilcileri »Bronislaw Geremek »Bronislaw Geremek »Dönemin Devlet Adamları Ve Türk Büyüklerinin Hayatından Yararlanarak Ilk Türk- İslam Devletlerinin ,sosyal Ve Kültürel özellikleri »Ilk Türk -İslam Devletlerinin Siyasal,sosyal Ve Kültürel özelliklerine Ilişkin Hangi çıkarımlarda Bulunuyorsunuz? »İman Ve İslamın Şartları »İslam Dininin Temizlik Ve Sağlığa Verdiği önem »Islamcılık, çıkış Nedenleri »İslamda Kadınların Başını Bağlaması Varmıdır »İslami Kütüphane »İslami Programlar | Islamiyetin Kabulunden Sonraki Türk Edebiyatının Genel özellikleriİslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı | İslamiyet Etkisindeki Türk Edebiyatı Genel Özellikleri | Geçiş Dönemi Eserleri | Halk Edebiyatı | Tasavvuf Edebiyatı | Divan Edebiyatı | 13 ve 14 yy Genel Özellikleri ve Sanatçıları | 15 Yüzyıl Genel Özellikleri ve Sanatçıları | 16 Yüzyıl Genel Özellikleri ve Sanatçıları | 17 Yüzyıl Genel Özellikleri ve Sanatçıları |18Yüzyıl Genel Özellikleri ve Sanatçıları |19Yüzyıl Genel Özellikleri ve Sanatçıları |Divan Edebiyatında Düzyazı Genel Özellikler a) İslam'ın doğuşundan ve Türk Boylarının Müslümanlığı kabul edişlerinden önceki zamanlarda olmuştur Eski Türk dini (Gök Tanrı dini) ile yer yer Budizm, Maniheizm gibi Asya dinlerinin inanç esaslarından etkilenmiştir b) Yabancı etkilerden oldukça uzaktır Üç ana dönemin, “yerlilik” ve “millilik” açısından en önde olanıdır c) Dil Türkçedir Yabancı sözcük yok gibidir “Halk dili-seçkinlerin dili” biçiminde bir bölünme yoktur Dönemin sonlarına doğru Göktürk ve Uygur şiveleri birbirinden ayrılmaya yüz tutmuştur d) Genellikle sözlüdür Yazılı eser azdır e) Genellikle anonimdir Pek az eserin sahibi bellidir f) Genellikle manzumdur Düzyazı daha az kullanılmıştır g) Türk nazmının geleneksel biçim özellikleri, bu dönemde belirginleşmiş görünür Hece ölçüsü, dörtlük birimi, yarım uyak ve redif kullanılmıştır h) Şiir ve edebiyat, müzikle iç içedir Genellikle kopuz eşliğinde uygulanır i) Atlı göçebe hayatının izlerini taşır j) Yiğitlik, yurt sevgisi, doğa sevgisi, ölüm, töreler ve inançlar, işlenen başlıca tema ve konuları ve temaları oluşturur k) “Şaman, baksı, oyun, ozan, kam” adı verilen din adamları yanı zamanda şair, edebiyatçı ve müzisyendir l) En çok rastlanan ürünler; destanlar sagular, koşuklar ve savlardır “Destan” çok yaygın olduğundan bu döneme Destan Devri Türk Edebiyatı adı da verilir NOT Alp Er Tunga Destanı: İran kaynaklarında adı “Afrasiyab” olarak geçen Saka Hakanı Alp Er Tunganın hayatı ve savaş-ları etrafında düzenlenmiş bir destandır Şu Destanı: Saka Türklerinin Hakanı Şunun hayatı, Büyük İskender ile savaşması konusunda düzenlenmiş bir destandır Oğuz Kağan Destanı: (Hun Türklerine ait) Büyük Hun kağanı “Mete” olduğu sanılan Oğuz Kağanın hayatını, savaşlarını, ülkesini oğulları arasında pay edişini anlatır Diğer Türk destanları üzerinde etkisi vardır İslami dönemde de değişerek, Oğuzname adıyla devam etmiştir (Hunlar MÖ VI yüzyıl ile MS III Yüzyıl arasında devlet kurdular) Bozkurt Destanı: (Göktürklere ait) Göktürklerin, bir savaşta yenilip yok edildikten sonra, bir dişi kurttan yeniden türediklerini anlatır Ergenekon Destanı: (Göktürklere ait) Düşmanlarına yenilip bir dağa (Ergenekona) sığınan Göktürklerin burada çoğalıp, demirden bir dağı eriterek yol açıp dışarı çıkışlarını, eski yurtlarını ele geçirişlerini anlatır (MS VI-VII yüzyıllar) Türeyiş Destanı: (Uygur Türklerine ait) Uygurların türeyiş inancını işler Göç Destanı: (Uygur Türklerine ait) Uygurların, Tanrının buyruğuyla yurtlarından göç edip bugün yaşadıkları Doğu Türkistana yerleşmelerini anlatır İslmiyetlin Kabulünden Önceki Dönemde Yazılı Edebiyat Çeşitli Türk boylarının milattan önceki dönem-lerde de yazı kullandıklarına dair bilgiler varsa da, bu yazıların örnekleri bulunamamıştır Bilinen ilk “yazılı Türkçe metin”, Kazakistanın başkenti Almatı (Alma Ata) yakınlarında bulunmuş, MÖ V ya da VI yüzyıla ait olduğu sanılan bir mezardan çıkmış tek satırlık bir yazıttır MS IV ve V yüzyıllarda Yenisey Irmağı dolaylarında Kırgız Türklerinin diktikleri “Yenisey Yazıtlarında da benzer bir yazının kullanıldığı görülür Bu yazının daha gelişmiş biçiminin Göktürkler tarafından, MS VIII yüzyılda dikilmiş Göktürk Kitabelerinde (Orhun Anıtları) kullanıldığını görüyoruz Genellikle sözlü olduğunu belirttiğimiz İslam Öncesi Türk Edebiyatının yazılı dönemi, bu kitabelerle başlar Göktürk (Orhun) Kitabeleri (MS VIII yüzyıl) Doğu Göktürk (Kutluk Kağanı Bilge Kağan ve veziri Bilge Tonyukuk tarafından diktirilen bu anıtlar, Türk edebiyatının ilk yazılı metni kabul edilir Türk buluşu olan 38 harfli Göktürk alfabesi ile yazılmış, gelişmiş bir edebiyat dili niteliği taşıyan Göktürk Türkçesi ile yazılmış bu anıtlar Türk tarihine, Türk töre ve inançlarına, toplum ve devlet yapısına da ışık tutar Anıtlarda benzetmeler, aliterasyonlar, deyimler ve atasözleri ile dikkat çeken gelişmiş bir edebiyat dili kullanılmıştır Söylev ve anı türlerinin edebiyatımızdaki ilk örnekleri olmaları açısından da önem taşırlar Orhun Irmağı bölgesinde Göktürkler tarafından dikilmiş pek çok yazıt bulunmakla birlikte bunlardan üçü önemlidir: Bilge Tonyukuk Anıtı: (MS 720-725) Yazarı, Göktürk Başveziri Bilge Tonyukuktur Kendi adına hazırlayıp diktirdiği bu taşta II Göktürk (Kutluk) Kağanlığının kuruluşunu ve gelişmesini bir tarihçi uslubuyla anlatır Kendi anılarını da sunar Tür olarak tarih ve anı özellikleri taşır Bilge Tonyukuk, bilinen ilk Türk yazarı, tarihçisi, ilk Türk anı yazarı sayılabilir Dil yönünden sadedir Atasözleri ile dikkati çeker Kültekin Anıtı: (MS 732) Kutluk Kağanlığı ordularının komutanı Gültekin (Kül Tigin)in ölümünden bir yıl sonra, ağabeyi Bilge Kağan tarafından diktirilmiştir Yazarı Yolluğ Tigin (Uluğtekin)dir Söylev türündedir Bilge Kağanın ağzından, dönemin tarih olaylarını, Kül Tiginin seferlerini ve kahramanlıklarını da zaman belirterek anlatır Tonyukuk anıtına göre daha sanatlı bir anlatımı vardır Bilge Kağan Anıtı: (MS 735) Bilge Kağanın ölümünden sonra onun adına dikilmiştir Yazarı Yolluğ Tigindir Konu, tür ve anlatım yönünden Kül Tigin anıtının tekrarı gibidir NOT 13 yüzyıldan beri, Orhun Irmağı bölgesinde birtakım yazılı taşlar bulunduğu bilinmekle birlikte, bilim dünyası bu anıtları 18 Yüzyıldan itibaren tanımaya başlamıştır 1893te Danimarkalı Thomsen, anıtlardaki yazıyı çözmüş, Alman bilgini Radloff, çevirisini yaparak metinleri dünyaya tanıtmıştır |
|

