ANA SAYFA   ÖDEV EKLE   İLETİŞİM   EN YENİLER   DERS SİTESİ   TOP 100   YGS Puan Hesaplama   KIZ OYUNLARI   Şimdi 70 Kişi Ödevde
 
 
          Ödev Ara                    
 
Oyunlar
Sabit Oranlar Kanunu Ile Dalton Atom Teorisi Arasındaki Ilişki
Hit: 71      Tarih: 2011-12-27       Ekleyen: medussa
odevindir »10 Tane Sabit Oranlar Kanunu Sorusu
»9. Sınıf Sabit Oranlar Kanunu Problemleri 1
»9. Sınıf Sabit Oranlar Kanunu Problemleri 2
»EASEUS Partition Master Ile Sabit Disk Bölmeleme, Kullanıma Hazırlama Ve Bunun Gibi I
»Ferdi Sabit Soyer
»Müzik CD'lerinizi Ve Film DVD'lerinizi Kolayca Sabit Diske Aktarabilir, Taşınabilir C
»Paragon Partition Manager 9.5 Professional Kullanımı Kolay Bir Sabit Disk Biçimlendir
»Sabiha Tekand
»Sabiha Tekand
»Sabit Disk (D) Yi Silersem Sabit Disk (C) Nin Boyutu Artarmı?
»Sabit Diskinizdeki Dosya Karmaşasına Son. Tabbes Dosyaları Indekslemeye Ve Düzenlemey
»Sabit Diskinizdeki Hassas Bilgilere Bir Daha Kimsenin Erişememesini Garantiye Alın. V
»Sabit Diskinizi Formatlasanız Bile Verileriniz Kurtarılabiliyor. Ancak Bu Programla S
»Sabit Diskinizin Tamamının Yedeğini Alabileceğiniz Keriver Image Sayesinde, Sistem Ha
»Sabit Diskte Ne, Ne Kadar Yer Kaplıyor Görmek Ve Yer Açmak çok Kolay! Bilgisayar Kull

Sabit Oranlar Kanunu Ile Dalton Atom Teorisi Arasındaki Ilişki

Dalton Atom Kurami
Dalton Atom Kurami, 19 yya gelindiginde fizikçilerin ilgi alani hala kuvvet, itim ve çekimdi Yani fizikçilerin atoma pek gereksinimi yoktu Ya kimyacilarKimyasal tepkimeleri anlamaya çalisan kimyacilar atom daha çok ilgi duyuyordu Gerçekten 19 yyda atom kuraminin canlanmasini saglayanlar kimyacilardi
Söyle soralim: Dalton, 19 yy basinda,1803te, “atomun varligi”ni ileri sürerken kanit olarak neleri göstermistirBunu kavrayabilmek için kimyanin temel birlesme yasalarini animsamaliyiz Çünkü John Dalton (1766-1844) “atomun varliginin kanitlari” olarak bu yasalari göstermistir Bunlar kütlenin korunumu,sabit oranlar ve katli oranlar yasasi adiyla bilinir
19 yüzyil, aslinda atomla açildi John Dalton, 1803-8 arasinda atomun varliginin kanitlarini açikladi ve bilimsel anlamdaki ilk atom kuramini gelistirdi Dalton, kimyasal tepkimelerdeki kütlenin korunumu (Lavoisier ve Lomonosov), bilesiklerin olusmasinda sabit kütle oraninin varligi (Joseph Proust), katli oran yasasi(John Dalton) gibi denel sonuçlari basariyla yorumladi ve bu sonuçlarin (yasalarin) ancak atomun varligiyla kavranabilecegini gösterdi
Joseph Proust ise 1799da yaptigi bir yayinda kimyanin diger büyük bir yasasini açikladi Buna kimyacilar, sabit kütle oranlari yasasi der Bu yasa söyle der: Belirli bir bilesigi olusturan elementler, daima belirli ve sabit olan bir kütle oraninda birlesir Örnegin su olusurken diyelim 30 gram hidrojen ile 70 gram oksijen ya da baska bir oran degil;ama daima kütlece yüzde 1119 hidrojen ve yüzde 8881 oksijenden olusur
1803te John Dalton, katli oranlar yasasi denen yasayi buldu Bu yasa sabit oranlar yasasinin atomik oran düsüncesine daha kesin bir destek veriyordu Çünkü iki element arasinda iki ve daha çok bilesik olusuyorsa,elementlerden birinin kütlesi sabit tutuldugunda onunla birlesen ikinci elementin kütleleri arasinda basit tam sayili bir oran vardi Buradaki kütle terimleri atomlari anlatiyordu “Basit, tam sayilar” atomlarin oraniydi Iste Daltonun vardigi sonuçlar:
1 Her element atom adi verilen çok küçük ve bölünemeyen taneciklerden olusmustur Atomlar kimyasal tepkimelerde olusamazlar ve bölünemezler “Atomu parçalayacak adam yoktur” diye de ekleyivermisti Kimyacilarin da hata yaptiklari bir gerçektir!
2 Bir elementin bütün atomlarinin kütlesi (agirligi) ve diger özellikleri aynidir Fakat bir elementin atomlari diger bütün elementlerin atomlarindan farklidir
3 Kimyasal bir bilesik iki ya da daha çok sayida elementin basit sayisal bir oranda birlesmesiyle olusur Örnegin bir atom A ve bir atom B, AB ya da bir atom A ile iki atom B yani AB2
18yy kimyacilarinin en büyük basarilarindan biri, atmosferin homojen bir ortam olmadigini, oksijen ,azot (nitrojen), su buhari ve belki de baska seylerin olusumundan olustugunu kesfetmeleriydi Ama atmosferin degismez bir bilesim oldugu anlasilinca,bütünlügü ve kaliciligina iliskin sorular anlamsizlasiyordu Bununla birlikteDalton, atmosferin yogunluklari farkli olan üç ya da daha fazla esnek akiskandan olustugunu öne sürünce,ayni sorular yeniden ele alinabilirdi En yogun gaz üstte ve en seyrek gaz altta olmak üzere niçin ayri düzeyler olusmuyorduBir Newtoncu olan Dalton, Principiayi açti ve orada Newtonin ´atmosfer,birbirini iten küçük parçaciklar ya da atomlardan olusur dedigini gördü Dalton buna ´bir atom kendi türünden olan atomu itmez, baska tür atomlari iter varsayimini ekledi Zafer kazanmis tavriyla sonuca variyordu: “ Bu, gazlarin spesifik çekimleri ne olursa olsun bir gazin digerinin içine islemesi içindir”
Dalton, atom kuramina asil özgün katkisini henüz yapmamisti Bunlar yine belirli bir bilimsel sorundan ötürü ortaya çikiyordu Geleneksel atomcular ,atomun biçimi ve boyutlari üzerinde yogunlasmaya egilimliydiler Ne var ki bunun,su soruyu sorarken Daltona pek yardimi dokunmayacakti: “Niçin su diger gazlar gibi kütlesini kabul etmiyordu“ Niçin su,örnegin azot oksiti, nitrojen ya da hidrojenden daha fazla miktarlarda içine aliyorduDaltona göre bunun nedeni tepkimenin, ´çesitli gazlarin temel parçaciklarinin sayisina ve agirligina bagli olmasiydi,en hafif olan en az sogurulabilendi Bu, DaltonI atim agirliklariyla ilgilenmeye yöneltmeye yetmisti Dalton, önceki birkaç varsayima dayanarak,oksijen ve hidrojen elementlerinin görece agirlik oranlarinin 7:1 oldugu sonucuna vardi ve bu temele dayanarak kimyasal bilesimin temel yasalari üzerinde çalismaya basladi
Buna karsin atomculuk, kimyacilar arasinda bile dikkate deger bir direnisle karsilasti Birçok bilgin,kimyager ve filozof,algilanamaz ve bölünemez parçaciklarin varligini kabul edemiyorduWilliam Whewell, Philolosophy of the Inductive Science ( 1840) çalismasinda bunun bilimin, kimyasal deneyimin sonucu degil, metafizigin sonucu oldugunu iddia ediyordu:
“ Ama eger atomik kuram öne sürülecekse ki buna göre kimyasal elemetler bölünemeyen parçaciklardan olusmaktadir,sunu belirtmeden geçemeyiz ki, kimyasal arastirma bunu kanitlamamistir ve hatta hiçbir doyurucu kanit ortaya koyamamistir”
Benzer biçimde büyük kimyaci FA Kekule 1867de söyle direnebiliyordu: “Atomlarin varolup olmadigi sorusu kimyasal bakis açisiyla hiçbir önem tasimamaktadir;bu tartisma metafizige ait bir tartismadir”
Kimyagerlerin atomculuga olan bu açik kayitsizliklarinin bir nedeni de kimyasal tepkimeleri açiklamanin,kimyasal denklemlerin dili gibi baska yollarinin da olmasiydi Dönemin ders kitaplarinda örnegin denklem tablolari söyle sunuluyordu:” Kimyasal denklemler yalnizca birbirine baglanan maddelerin göreli niceliklerini temsil eder” Ya da bir bilim sözlügünde açiklandigina göre söyleydi: “ Nesnelerin,bilesimindeki yerleri degistirildigi zaman esit olabildikleri söylenmektedir”
Örnegin: " Deneyler sonucunda… Çesitli metallerin degisik ama belirli agirliklarinin birbirinin yerine geçebildikleri anlasilmistir Civa agirligindan 100 ölçü, 317 bakir, 325 çinko ve 1 ölçü hidrojen 355 ölçü klorla yaptiklari bilesimde birbirlerinin yerine geçme durumundadirlar”
Böylece Dalton ve diger atomcular ikili bir bilesik olan suyu,bir hidrojen atomu ve ondan yedi kat daha agir bir oksijen atomunun olusturdugunu düsünürken,digerleri oksijen agirliginda yedi birimin bir birim hidrojenle birleserek birim su olustugunu düsünüyorlardi Belki de kolaylik olsu diye oksijen ve hidrojen atomlarindan söz edilebilirdi ama israr edildiginde bunun yalnizca kimyasal deneylerden söz etmenin daha kolay bir yolu oldugunu söylerlerdi
Sabit oranlar yasası, elementlerin birbirleri ile bileşik oluştururlarken belli oranda birleşmesine dayanan bir yasadır 1799 yılında Joseph Proust tarafından bulundu
Yasa hakkında
Elementlerin birbirleri ile bileşik oluştururlarken belli oranda birleştiklerini bulan Proust, bugün sabit oranlar yasası olarak bilinen yasa için aşağıdaki tanımı yapmıştır:
“ "Bir element başka bir elementle birleşerek bileşik oluşturduklarında bileşik içindeki elementlerin kütleleri oranı sabittir" ”
Buna göre; bir bileşik örneğin suyun 18 gramında 16 gram oksijen varken geri kalan 2 gramı hidrojendir 9 gram su alınırsa bunun 8 gramı oksijen ve 1 gramı hidrojendir Bu oran suyun elde ediliş şekli ile değişmez  
İlişkili Etiketler

»-sabit-oranlar-kanunu-ile-ilgili-soru-ve-cozumleri / »Sabit-oranlar-kanunu-ile-ilgili-soru-ve-cevaplari / »Sabit-oranlar-soru / »Sabit-oranlar-ve-katli-oranlar-yasasi-oss-de-cikmis-sorular / »Sabit-oranlar-kanunu-ile-ilgili-soru-ve-cozumleri /
odevindir Ana Sayfam Yap Sık kullanılanlara ekle sabit oranlar kanunu ile dalton atom teorisi arasındaki ilişki Paylaş

Odevindir