|
TÜrkİyenİn GeÇmİŞten GÜnÜmÜze Ekonomİk Yapisi: Makale
GEÇMİŞİN İZLERİNDE DEVİNEN TÜRKİYE’Yİ AYDINLIĞA KAVUŞTURMAK
Türkiye ekonomisini genel olarak değerlendirdiğimizde, geçmişten günümüze süre gelen bir ekonomik istikrarsızlığın gözden kaçması mümkün değildir.
Türkiye geçmişin kötü izlerini dün olduğu gibi bugün de yaşamakta ve bu izler ekonomimize hala yansımaktadır. Bunun en açık göstergesi; Osmanlı devletinin yıkılışından sonra Türkiye’ye kalan borcun günümüzde daha da artarak Türkiye’yi bir borç batağına sürüklemesi ve buna bağlı olarak dışa bağımlı bir ülke haline gelmemiz bunu açık bir şekilde gözler önüne sermektedir. Bu borçlanma ve dışa bağımlılık üzerine yürütülen ekonomik sistemin varlığı, Türkiye’yi aydın bir geleceğe kavuşturma çabalarında büyük bir engel olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye ekonomisine yön verebilmek ve Türkiye’yi aydın bir geleceğe kavuşturmak için yapılması gereken çalışmaların başında ülkeyi geçmişin kötü izlerinden soyutlamak olacaktır. Şüphesiz ki geçmişte yaşanan ekonomik, sosyal, toplumsal ve hukuksal sorunlar ve bu sorunların çözümünde kökten değişiklikler yerine geçici politikalarla hareket edilmesi ekonomik sistemdeki bozukluğun ve eksikliklerin, günümüzde de devam etmesiyle karşı karşıya kalmaktayız. Bu çerçevede izlenmesi gereken politikaların sadece ekonomik açıdan değil bununla birlikte diğer açılardan da irdelenmesi gerekmektedir.
Öncelikle ekonomik açıdan yapılanması gereken politikalar arasında, devletin ekonomi üzerindeki baskısını ve müdahalesini azaltmak ve mali sistemin yaptırımcı bir alt yapı yerine modern bir sisteme dönüştürülmesi sağlanmalıdır. Ayrıca burada makro ekonomik sorunlarla birlikte mikro ekonomik sorunların da (sürdürülebilir büyüme hızını yükseltmek, uluslar arası rekabet gücümüzü arttırmak, vergi sistemindeki aksaklıkları gidermek ve en önemlisi de borçlanma üzerine yürütülmeye çalışan ekonomik sistemin yeniden yapılandırılması vb.) iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak, Türkiye’yi daha sistemli bir ekonomik yapıya kavuşturmada etkili yöntemler arasında gösterilebilir. Ayrıca Türkiye’yi daha aydın ve demokratik bir yapıya kavuşturmada alınması gereken ekonomik önlemler arasında;
- Dış açıkların kapatılmasına yönelik çalışmalar,
- dış ülkelere uyum sürecinde ihmal edilen faktörlerin iyileştirilmesi,
- dış borçlanma yerine ülke kaynaklarının kullanılmasının teşvik edilmesi,
- vergi yükünün arttırılması yerine kamu harcamalarının azaltılması,
- Son dönemlerde saygınlığını yitiren devletin, topluma karşı sorumluklarını yerine getirerek yeniden toplumun güvenini kazanması,
- kamu hizmetlerinin önemsenmesi,
- Bölgesel gelir eşitsizliğinin ortadan kaldırılması, özellikle de nüfus artışının önlenerek işsizliğin azaltılmasıyla toplumsal istihdamın yaratılması ve
- kayıt dışı ekonominin önüne geçilmesi üzerinde durulması ve bir an önce yeniden yapılandırılması gereken temel konulardır.
Türkiye’nin yapılanması, ekonomik yapılanmalarla sınırlı kalmamalı bununla birlikte gerek eğitim gerek sosyal gerekse de siyasi konularda ihmal edilen noktalar belirlenip bu çerçevede alınması gereken önlemler yerine getirilmelidir. Burada toplumsal huzurun sağlanması için öncelikle bölgeler arası gelir eşitsizliğini ortadan kaldırmak gerekmektedir. Ayrıca toplumsal huzurun sağlanması ve ulusal kalkınmanın gerçekleştirilebilmesi için eğitim ve AR-GE çalışmalarına ayrılan payın arttırılması yönünde çalışmalar yapmak ve bu çerçevede diğer alanlara ayrılan bütçe arasında denge sağlayarak her sektörün ihtiyaç duyduğu bütçeye sahip olması sağlanmalıdır.
Türkiye ekonomisini değerlendirdiğimizde birden çok ekonomik ve sosyal eksikliklerle karşı karşıya kalmaktayız Gerek iç politikada izlenilen yollar gerekse dış politikada hedeflenen çalışmalar arsındaki dengesizlik ve uyuşmazlık, sorunların çözümlenmesinden çok çıkmaza girilmesine neden olmaktadır. Bu yüzden hem iç politika da hem de dış politikada dengeler sağlanmalı ve tek taraflı yapılanmalara gidilmemelidir. Bu ve daha sayamadığımız birçok sosyal ve ekonomik bozukluklar sonucunda ekonomi ve mali yapı bir çıkmaza girmiştir.
Sonuç olarak gerek geçmişin olumsuz izlerinden kurtulamamamız gerekse de içinde bulunduğumuz bunalım gösteriyor ki; Türkiye hala sağlıklı ve istikrarlı bir mali reforma sahip değildir. Bunu sağlayabilmek için yukarda belirttiğimiz faktörlerle birlikte en kıssa zamanda mali ve sosyal reformlara gidilmeli ve işinde bulunduğumuz bunalımdan bir an önce çıkılıp daha aydın ve gelişmiş bir Türkiye için el ele vermeliyiz…
Umarım bundan sonra geçmişin izinden yol almak yerine daha aydın ve gelişmiş bir Türkiye için geleceğin önünü açarız…
|