|
|
| türkiyede bankacılığın doğuşu | ||
| Hit:180 Ekleme tarihi:2008-02-09 Ekleyen:Arda Demir | |
| türkiyede bankacılığın doğuşu Ödevini İndirin | |
| BANKACILIĞIN GELİŞİMİ VE TÜRKİYE DE YABANCI BANKACILIK SİSTEMİ
Dünyada bankacılığın doğuşu, bu kuruluşların sunmuş oldukları hizmetlere yönelik ihtiyaçlara ve taleplere bağlıdır. Bununla birlikte toplumların soyso kültürel yapıları da büyük önem taşımaktadır. Bankacılığın gelişimi para kavramının gelişimi ile paralellik gösterir. Bankalarla ilgili kurallar M.Ö. 2000 li yıllarda karşımıza çıkmaktadır. Paranın fonksiyonu artınca bankacılıkta önem kazanmıştır. İlk banka 1157 lerde Venedik te kurulmuştur.Fakat günümüzdeki anlamıyla bankacılık Sanayi Devrimi ile gelişmiştir. Sanayi Devrimi nden önce tacirler ya da bir malı üreten kişiler kendi etkinliklerini kendi sermayeleri ile birlikte yeni fonlara ihtiyaç duyuyorlardı. Çünkü seri üretime geçiyorlardı. Bu durum hem yeni pazarları hem de büyük fonları gerçekleştiriyordu. Osmanlı İmparatorluğu Sanayi Devrimi yaşamadığı için Osmanlı da bankacılık gelişememiştir. Türkiye de gerçek anlamda bankacılık Galata Bankerleri ile başlamıştır. Uzun süre Osmanlı Devleti ni ve Hazinesi ni ipotek altına alabilecek ve devlet için yüksek maliyetler yaratacak politikalar uygulamışlardır. Türkiye de ilk banka 1847 yılında kurulan İstanbul Bankası dır. Birkaç yıl yaşadıktan sonra batmıştır. Fakat o yıllarda sarraflık ve bankerlik azınlıkların elinde olduğundan bankacılık faaliyetleri yabancı bankalarla başlamış ve uzun süre onların tek elinde kalmıştır. Böylelikle Türkiye de ilk yabancı sermayeli banka olan Osmanlı Bankası 1856 yılında İngiliz Fransız sermayesi ile kurulmuştur. Para basma, devletin hazinesi görevini üstlenme ve dış ülkelerde devletin mali ajanlığını yapma gibi yetkileri bulunmaktadır. Bu dönemde ulusal bankaların banka sistemi içindeki payı %35 civarı iken, yabancı bankaların veya şubelerinin payı %65 idi. Bu bankaların büyük kısmının Türkiye de yer almasının amacı ülkede faaliyette bulunan yabancıların ve yabancı ülkelerin çıkarlarını korumaktır. Bu durumda, ülkedeki yabancı bankalar tasarrufların erimesine yol açmıştır. Oysaki bankaların gerçek amacı para ve sermaye piyasası oluşturma ve ticareti finanse etmektir. Türkiye de yabancı bankacılığın yapılandırılması şu kuruluşlarla başlamıştır: Cumhuriyet dönemindeki ilk banka 1924 yılında kurulan İş Bankası dır. Daha sonra Sümerbank, İller Bankası, Etibank, Denizbank ve Halk Bankası kurulmuştur. 1960 lı yıllardan sonra Türkiye de çok şubeli bankacılık gelişmiştir. 1980 yılından sonra yabancı banka sayısında hızlı bir artış olmuştur. Daha sonra Türk bankacılık sistemi dışa açılmaya başlamış ve yabancı bankaların yoğun rekabetiyle karşılaşmıştır. Türkiye deki Yabancı Bankalar Tablo1: Türkiyede Kurulmuş Yabancı Bankalar Arap Türk Bankası AŞ. Tablo2: Türkiyede Şube Açan Yabancı Bankalar ABN Amro Bank NV. Yabancı Bankaların Türk Ekonomisine Etkileri 1980 yılı sonrası dönemde; 24 Ocak 1980 kararları ile Türkiye ekonomisindeki değişim, yabancı bankaların şube açmalarını sağlamıştır. Türkiye bu dönemden sonra bankacılık sektöründeki gelişmeleri nedeniyle yabancı bankalar açısından daha karlı bir faaliyet alanı kazanmıştır. Böylece hem şube sayısında artış yaşanmış hem de sistemdeki rekabet artmıştır. Yabancı Bankalar ın bulundukları ülkelerde yarattığı bir takım olumlu etkilere değinecek olursak; Yabancı bankaların bankacılık sektöründe rekabet sağlayarak yerel bankaların etkinliğini arttırdığını görürüz. Bununla beraber, finansal denetim ve yaptırım yetersizlikleri gibi altyapı eksikliklerinin giderilmesi konusunda da yardımcı olurlar. Bankacılık ürünlerinin kullanımı, ülkeye yeni teknolojilerin girmesi ile ülkenin kalkınması açısından önem taşırlar. Bulundukları ülkelerin dış sermaye piyasalarına açılmalarını sağlarlar. Tüm bunların dışında Yabancı Bankalar ın ülke ekonomilerinde yaratmış olduğu olumsuz etkilerde vardır. Bunlardan bazıları; Yabancı Bankalar ın aralarındaki rekabet nedeniyle kısa dönemde birçok yerel bankanın sıkıntıya düşmesi, ayrıca Yabancı Bankalar bankacılık sektörünün büyük bir kısmını ele geçirmişlerse, büyük ve yabancı firmalar ile çalışacakları için ülkedeki küçük yerel şirketler kredi elde etmekte zorluk çekebilirler. Yabancı Bankalar kendi ülkelerindeki ekonomik sıkıntılar yüzünden de bulundukları ülkeye gereksiz sıkıntılar verebilirler. Bankalar gelişmekte olan bir ülkenin en önemli finansal aracı kurumudur ve yabancı bankaların en önemli kurulma amacı dış ticaret finansmanıdır. Başka bir değişle bankalar ülkedeki ekonomik kalkınmaya etkin bir şekilde katkıda bulunmuşlardır. Batı da Sanayi Devrimiyle gelişmiş olan bankacılık bu sektördeki rekabeti sağlamıştır. Bu durumda karşımıza çıkan en önemli sonuç endüstriyel yapı ile finansal yapının birbirinin yansıması olmasıdır. Yararlanılan Kaynaklar â?¢ Akgüç, Öztin, Cumhuriyet Döneminde Bankacılık Alanındaki Gelişmeler, TBB Yayınları, Ankara
|