|
|
||
![]() |
ülkemizde Balıkçılıkla Geçimini Sağlayan Insanlar Ve Bölgeler Hit: 1278 Tarih: 2011-12-04 Ekleyen: medusaa |
|
» ülkesinin, Yüksek Bağımsızlığını Korumasını Bilen Türk Milleti, Dilini De Yabancı Diller Boyunduruğundan Kurtarmalıdır. Ile Ilgili Bir Kompozisyon »20. Yüzyılın Başında Osmanlı Devleti Ve Avrupa ülkelerinin Siyasi Ve Ekonomik Yapısı »2000 2005 Yılları Arasında ülkemize Gelen Turist Sayısı »2000-2010 Yılları Arası ülkemize Gelen Turist Sayısı »2009 2010 Yılında ülkemize Gelen Turist Sayısı çizgi Grafiği Lazım »5.sınıf Bir ülke Bir Bayrak Toplumsal Yaşamımızı Düzenleyen Yasalar »Amiglobe 98 -dünya Haritasının ücretsiz Versiyonu.200 ülke- »Atatürkün ülkemiz Için Bu Yenilikleri Niye Gerekli Gördü »BALKAN ÜLKELERİNDE MÜSLÜMAN-TÜRK KÜLTÜR MİRASI 10.sinif »BALKAN ÜLKELERİNDE MÜSLÜMAN-TÜRK KÜLTÜR MİRASI - Tarih Proje (sayfa 17) »Bilim Alanında Türkiyeyi Başka ülkelere Tanıtmış Kişiler Kimlerdir »Bir ülkede Yasalar Olmasaydı Hayat Ne Olurdu »Devletler Arası Ilişkilerde ülkemizin öncelikleri »Devletler Arası Ilişkilerde ülkemizin öncelikleri Neler Olabilir | ülkemizde Balıkçılıkla Geçimini Sağlayan Insanlar Ve BölgelerYurdumuz, denizleri ve iç su kaynakları ile önemli bir su ürünleri potansiyeline sahiptir. Bu potansiyelden, kaynaklarımızı tahrip etmeden, koruma ve kontrol önlemlerini etkin kılarak, sürdürülebilir bir şekilde faydalanmak ve su ürünleri istihsalini arttırmak belli başlı amacımızdır. Su ürünleri istihsaline katkıda bulunan en önemli altyapıların başında ise, balıkçı barınakları gelmektedir. Balıkçı barınakları, gerek balıkçılık faaliyetlerimizin ve gerekse Bakanlık faaliyetlerimizin yerine getirilmesi açısından hayati bir konuma ve öneme sahiptir. Bu yerler, balıkçı teknelerinin korunma, barınma ve bakım-onarım amaçlı İhtiyaçlarının karşılandığı yerler olduğu gibi, balıkçı tekneleri tarafından avlanılan avcılık ürünlerinin karaya çıkış noktaları olarak ta hizmet vermektedirler. Bu özellikleri dolayısıyla da, Bakanlığımızca yapılan su ürünleri koruma-kontrol hizmetlerine yönelik denetimler, yoğun olarak bu noktalarda yapılmaktadır. Balıkçı barınaklarının inşaatı ve inşaat sonrası yapılması gereken büyük onarımlar, tarım sektörünün yıllık yatırım programlarından sağlanan ödenekle Ulaştırma Bakanlığı DLH İnşaatı Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilmektedir. Kiralama işlemleri İse, Su Ürünleri Kanunu ve Balıkçı Barınakları Yönetmeliğine uygun olarak Bakanlığımız ve Ulaştırma Bakanlığının olumlu görüşlerine dayanılarak Maliye Bakanlığınca yapılmaktadır. Balıkçı barınaklarının öncelikli amacı, her türlü balıkçı gemilerine hizmet vermektir. Bu amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak Bakanlığımızca, son yıllarda önemli ilerlemeler sağlanmıştır. Bu kapsamda, barınakların gerçek ihtiyaç sahipleri olan Su Ürünleri Kooperatif ve Birliklerine, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa tabi olmaksızın pazarlıkla kiraya verilme işlemleri gerçekleştirilmiştir. Çalışmalarımız halen titizlikle devam ettirilmektedir. Ancak, sayı olarak iyi bir durumda bulunan balıkçı barınaklarımızın bir kısmında, istenilen alt ve üst yapıların bulunmadığı ise bir gerçektir. Bundan sonra yapılacak planlamalarda, bu hususun göz önünde bulundurulması ve her türlü alt ve üst yapıya sahip balıkçı limanlarının yapılmasına ağırlık verilmesi bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır. İlgili kuruluşların sahip oldukları bilgiler dışında, önemli işlevleri olan, balıkçılık kıyı yapılarımızla ilgili derli toplu bir yayın bulunmamaktadır. Böyle bir eksikliğin giderilmesi, özellikle Avrupa Birliği ile uyum çalışmaları yapmakta olduğumuz bu dönemde daha da önem arz etmiştir. Yayında yer alan bilgiler, 2002 yılında Bakanlığımız İl Müdürlüklerince balıkçı barınaklarında yapılan anket çalışmalarından ve Ulaştırma Bakanlığının ilgili yayınlarından derlenmiştir. Bu yayın, kendi alanında bir ilk olması, önemli bir boşluğu doldurması ve balıkçılık kıyı yapılarımızın mevcut durumunu ortaya koyması açısından büyük bir önem taşıdığı gibi, bundan sonra yapılacak çalışmalar ve ileriye yönelik planlamalar İçin de tennel bir kaynak niteliği taşımaktadır. Dr.Nihat PAKDİL Besin maddelerimiz arasında balık önemli yer tutar. Doğal şartları birbirinden farklı denizlerle çevrili bulunan, çok sayıda gölleri olan ve akarsuları önemli yer tutan Türkiye'nin pek yüksek bir "su ürünleri potansiyeli" (saklı gücü) vardır. Gelişmesi halinde balıkçılığımız, hem nüfusumuzun zengin protein'li etlerle beslenmesi, hem de ihracat maddeleri sağlanması bakımından önem kazanır. Balıkçılığımızın gelişmesine çalışmak üzere bilimsel araştırmalarda bulunan İstanbul' da Baltalimanı Hidrobiyoloji Enstitüsü ile balıklarımızın değerlendirilmesine uğraşan Et ve Balık Kurumu'nun çabaları olmaktadır. Balık üretiminin artırılması, balıkçılık yapılacak sulardaki balık türlerinin tanınması, bunlardan ekonomik değer taşıyanların beslenmesi, üreme ve göz yollarının bilinmesi ile olur. E.B.K. bu araştırmalar için dört gemi donatmış, İstanbul üniversitesi Fen Fakültesi Hidrobiyoloji Enstitüsü ile işbirliği yaparak bu gemilerin bir kısmını buraya vermiştir. Ayrıca, Kurumun elindeki 8 av gemisi ile deneme ve araştırma ayları yapılmaktadır. Deneme avlan, balık bulunduğu bilinen sularda ve balığın çıktığı zamanlarda, en elverişli tekne ve ağ tiplerinin ve avlanma usullerinin tespiti için yapılmıştır. Araştırma avlan ise, verimi bilinmeyen sulardaki araştırmalardır. Bu çalışmaların pratik sonuçlan balıkçılara bildirilmektedir. Denizlerimizde en çok avlanan balıklar başta hamsi olmak üzere (yılda 70 bin ton), torik, palamut uskumru, istavrit, kefal, kalkan, lüfer ve barbunyadır. Türkiye'de hükümet denetimi altında yapılan balıkçılık 102 yıl önce (1882 de) çıkarılan Zabıtai Saydiye Nizamnamesi" ile düzene konulmaya çalışılmıştır Türkiye "Deniz balıkçılığı" ve '"Tatlısu balıkçılığı vardır". Deniz balıkçılığımız genel olarak, "küçük balıkçılık" (kıyı balıkçılığı) dır. "Büyük balıkçılık" adı ile söylenen yabancı sularda balık avı yapılan açık deniz balıkçılığı henüz memleketimizde gelişmemiştir. Gerçi Marmara Denizi ortaları ile Karadeniz'in 30-35 mil açıklarında her türlü ağlarla balık avlayan balıkçılarımız var ise de, dünyanın balıkçı ülkeleriyle kıyaslanacak durumda değildir. Göllerimizle akarsularımızda tatlısu balıkçılığı vardır. Buralarda sazan, bıyıklıbalık, çapak, tatlı su kefali, incibalığı, tatlısu levreği, yayın, turna, alabalık, karabalık ve daha birçok çeşitler yetişir. Daha birkaç yıl önce yapımı tamamlanmış baraj göllerimizde geniş ölçüde balık üremiştir. Sanyar baraj gölünün balıklan bunlardandır. Bunlar arasında 5 - 10 kilo ağırlığında ve daha iri olanları çoktur. Benzer bol balık durumu ırmaklarımızda da vardır. Son yıllarda tutulan su ürünlerimiz 206 bin tonu bulmuştur ki, bunun pek çoğu deniz ürünleridir. Türkiyede balık üretiminin denizlere göre dağılışı, Ülkemizde Balık Üretiminin Denizlere Göre Dağılımı Türkiye'de 350 balık çiftliği vardır. ![]() Ege, Akdeniz, Marmara ve Karadeniz'deki koylarda 350 civarında balık çiftliği bulunuyor. Bunların büyük bir kısmı Muğla ve İzmir'de. Deniz ve göllerdeki kafeslerde orkinos, levrek ve çipura başta olmak üzere, alabalık, sivri burun karagöz, sinarit, eskina, çizgili mercan ve midye gibi türler yetiştiriliyor. Sadece Ege Bölgesi'nde 10 bin kişi istihdam ediliyor. Yan sanayi ile bu rakam 25 bin kişiye çıkıyor. Çiftliklerde yıllık yaklaşık 60 bin ton balık üretiliyor. Diğer türlerle birlikte çiftliklerde üretilen deniz mahsülü miktarı 120 bin ton. İhracatın büyük bölümünü alabalık, levrek, çipura ve orkinos oluşturuyor. ![]() Balık çiftliklerinin illere göre dağılımı (%) Muğla 51 İzmir 30 Aydın 6 Dİğer 13 |
|



